KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/1285 E., 2024/168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/273 E., 2021/320 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2015 tarihli ve 2014/384 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verilmiştir.
2.Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2015 tarihli ve 2014/384 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2018/8787 Esas, 2020/7115 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin uzlaşmaya tabi hale gelmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Patnos 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2020/273 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile uzlaşmanın sağlanamadığının bildirilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 4-2021/116010 sayılı Tebliğname ile şikayetçiye ait telefonun iletişimim kayıtlarının getirtilerek aramaların karşılıklı olup olmadığın tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçeleri ile hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanı birden fazla kez arayarak rahatsız eden sanık hakkında bozma kararı sonrası uzlaşmanın sağlanamadığın bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyete karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın aynı suç tarihi itibariyle katılanı arayarak hakaret ve tehdit ettiği iddiasına konu olay, Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2014 tarihli ve 2013/256 Esas, 2014/166 Karar sayılı kararı ile kesin hükme bağlanmış olmakla, sanığın hangi eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna vücut verdiği yasal ve yeterli gerekçe ile açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2020/273 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1285, K. 2024/168, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama