İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/199 Karar: 2023/5562 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/199 K.2023/5562

12. Ceza Dairesi 2023/199 E. , 2023/5562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/76 E., 2015/661 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet-Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle deği

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/199 E. , 2023/5562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/76 E., 2015/661 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet-Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle deği

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/199 E. , 2023/5562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/76 E., 2015/661 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet-Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2016/661 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan: 1.Sanıklar ... ve ... hakkında; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten hükmolunan 1yıl 8 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. 3.Sanık ... hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. B. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavlığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli, 2016/88725 sayılı, hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; Beraat eden sanıkların kusurlu olduklarına, cezalandırılması gerektiğine, mahkumiyet alan sanıkların cezasının az olduğuna, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz istemi; Olayın kendi mesai saatleri dışında olduğuna, kusuru ve sorumluluğu bulunmadığına, teknik sorumlu olduğuna ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Mahkeme gerekçesinde; ''...İlimiz Gülyalı ilçesi Turnasuyu mevkiinde bulunan taş ocağının işletimi ihalesinin Cengiz-İçtaş Adi Ortaklığının aldığı, bu şirket tarafından taşeron sözleşmesi ile işletme hakkının Akyıl Petrol ürünleri Ltd Şti ye verildiği, olay günü bu şirketin çalışanı olan taş ocağında çalışan maktül ... in iş makinasının içerisindeyken aracın üzerine kaya parçalarını düşmesi sonucu hayatını kaybettiği,.. ...Olayın oluş şekli ve dosya kapsamı göz önüne alındığında 13/04/2015 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor olayın oluş şekline uygun olduğundan mahkememizce hükmünün esas alınmasına, sanıklar ... ve temel yılmaz ın beraatlerine, kusur durumları da göz önüne alınarak sanıklar ... ve ... nin alt sınırdan cezalandırılmalarına, sanık ... ın asli kusurlu olması göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, ekonomik durumuna göre adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, maktülün mirasçılarının zararları karşılanmadığından sanıklar hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.'' denilmiştir. 2. Sanık ... savunmasında; ''Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum Ordu Giresun havaalanı inşaatını yapan Cengiz İçtaş ortak girişiminde inşaat mühendisi ve proje müdürü olarak görev yapmaktayım. AKyıl inşaat ise şirketimizde yapılan sözleşme gereği ilgili inşaatta taşeron firma olarak çalışmaktadır. Maktül ... de Akyıl inşaat işçisidir. 14 Ocak 2013 tarihinde Akyıl inşaatta yaptığımız sözleşme gereği çalışanların iş güvenliğinden ve gerekli önlemleri almaktan Akyıl inşaat sorumluydu. Bizim de taşeronları denetleme görevimiz vardı günde iki kez denetleme yapıyorduk olayın olduğu tarihte ben şantiyedeydim. Telefon ile olayı öğrendim. Olayın olduğu tarihte Akyıl inşaatın şantiye şefi ...'dır. Ben gerekli ikazları yaptım ancak buna rağmen gece çalışması sırasında ikazlarımıza uymayarak gündüzleri çıkartılan taşların üst kademelerden temizlendikten sonra alt kademede zeminde biriken taşların kamyonlara yüklenerek taşınması konusunda uyardım. Ancak gerekli temizliği yapmamışlar'' demiştir. 3.Sanık ... savunmasında: ''Ben bu konuda daha evvel ifade vermiştim, bu ifademi aynen tekrar ederim, kazanın meydana geldiği gün ve saatte ben çalışmıyordum, mesai saatim değildi ayrıca söz konusu kazanın olduğu günden bir gün evvel çift taraflı patlama yapıldıktan sonra sahada temizlik yapılmadan işçiler oraya sokulduğu için söz konusu kaza meydana gelmiştir. Ayrıca kazanın olduğu saatte gece aydınlatması kapatılmış ve konması gereken iki adette koruma gerekli yerlere yerleştirilmemiş, benim bu kazada herhangi bir kusurum bulunmamaktadır, saha ile ilgili gerekli denetimi Maden İşleri Genel Müdürlüğünden gelen görevliler yapmıştır, söz konusu denetim neticesinde sahanın kapatılmasına ilişkin ya da faaliyetinin durdurulmasına ilişkin herhangi bir karar alınmamıştır. Sadece sahanın etrafının çit ile çevrilmesi ve aydınlatma hususunda önlemler alınmasına ilişkin uyarılarda bulunulmuştur, saha ile ilgili ben denetim görevi yapmaktayım, söz konusu kazadan önce üzerime düşen gerekli denetimleri yapıp ilgili birimlere önlemler alınması hususunda rapor sundum, benim bir kusurum yoktur, beraatimi talep ediyorum, söz konusu sahadan birinci dereceden sorumlu olan kişi ben değilim, bu nedenle de zarar karşılama düşüncem yoktur, ben suçsuzum.'' demiştir. 4. Sanık ... savunmasında: ''Ben Ak-Yıl isimli şirketin yasal vekaletçisiyim. Çalışanların dikkatli olmaları ve gerekeli emniyeti almaları konusunda çalışanları uyardık, gerekli eğitim de verdik. Belgelerini de aldılar. Hayatını kaybeden arkadaş olay esnasında eğer manevra yapabilseydi taştan kaçabilecekti ve hayatını kurtarabilecekti. Dalgınlığı gerekçesiyle hayatını kaybettiğini düşünüyordum. Böyle bir olay ilk kez yaşandı. Bu olay nedeniyle herhangi bir maddi zarar var ise karşılamak isterim. Olaydan dolayı üzgünüm, pişmanım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilsin'' demiştir. 5. Sanık ... savunmasında: ''Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde Akyıl isimli şirkette ekskavatör ve rok operatörü olarak çalışıyordum, şirketin çalışma alanı da Ordu ili Gülyalı ilçesi Turnasuyu Köyü mevkiinde bulunan taş ocağı idi, ben ekskavatör ve rok operatörlüğünü iyi bildiğim için şirket tarafından formen olarak da görevlendirilmiştim, resmiyette herhangi bir kaydımız yoktu ancak şifahi olarak formen olarak beni gösteriyorlardı, ölen şahıs da ekskavatör operatörlüğü yapıyordu, olayın olduğu saatte vardiya değişimi yapıp ben ve ekibimiz şantiyeye gitmiştik, normalde ölen ... de paydos edip gitmesi gerekiyordu, ancak diğer vardiya gelinceye kadar Hasan Hüseyin kamyona hazır taşlardan kepçe ile yükleme yapması gerekiyordu, yapacağı işler arasında bu da vardı, diğer vardiya gelinceye kadar aktarma dediğimiz patlatma yoluyla dağdan koparılan taş ve çakılı daha aşağı bölgelere indirme yapmaması gerekiyordu, sadece diğer vardiya gelinceye kadar daha hafif iş olan kamyona taş yüklemesi yapması gerekiyordu, bunu yapmayıp diğer vardiya gelinceye kadar çalışmaya devam etmiş, kullandığı ekskavatörle aktarma yapmaya devam etmiş, o sırada yukarıdan kopan kayalar kepçenin üzerine gelmiş ve bu şekilde yine taş parçalarından dolayı vefat etmiştir. Olayda benim kusurum yoktur'' demiş, Lüzumuna binaen sanıktan sorulğunda: ''Taş ocağı geniş bir alana yayılmıştır, benim çalıştığım yerle diğer ölen şahsın çalıştığı yer arasında mesafe vardır, normalda 18.00'de vardiyamız bitmektedir, 19.00 da da diğer vardiya gelip çalışmaktadır. Ben 17.30 da Hasan Hüseyin'i cep telefonu ile aradım. Ancak ulaşamadım. eğer ulaşabilseydim ya yüklemeye geç diğer vardiya gelinceye kadar kepçe ile yükleme yap yüklemeye geç diyecektim, yükleme yapmak daha az tehlikelidir, hazır olan taş ve molozu kamyonlara yüklemekten ibarettir, halen de şirkette aynı işleyiş devam etmektedir, 18.00'e kadar ekskavatörler aktarma işi yapmaktadır, 18.00 ile 19.00 arası yalnızca kamyona yükleme yapmaktadırlar, o da işlerinin bir parçasıdır '' demiştir. 6.Sanık ... savunmasında: ''Olay tarihinde ben Şantiye Şefi değildim, Ak-Yıl Şirketinin mali işleri, evrak takip işlerinden sorumluyum, şirketin sahibi .... olay tarihinde Hopa İlçesiydim. biz elemanları gerekli olan iş güvenli eğitimlerini verdiriyoruz, konuşmalarımızda güvenli olmayan bölgelerde önce tehlikenin giderilmesi ve daha sonra çalışmanın yapılması söylüyoruz. Kaza vardiye değişimi sırasında meydana gelmiş, o saatte ancak iş kamyonlarının yüklenmesi yapılmaktadır. formenın ve elemanların demesine göre tüm çağırmalara rağmen makinenin gerekli bakımlarının bitirilmeden Şev çalışması yapılmış ve bu söz konusu kaza meydana gelmiştir. Birleştirme hususuna bir diyeceğim yoktur. ...'i Cengiz İnşaatin iç güvenliği uzmanı olması nedeniyle tanırım. Biz olay tarihinde bu şirketin taşeron işlerini yapmaktaydık. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Suçsuzum, beraatime karar verilsin'' demiştir. 7. Katılanlar sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir. 8. Soruşturma sırasında B sınıfı iş güvenliği uzmanı- inşaat mühendisinden alınan 09/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda; ''.. İşyerinde yapılan işlerin teknik yeterliliği olan mühendis veya teknik eleman gözetim ve sorumluluğunda yürütülmesini sağlamayan, çalışanların iş güvenliğine uygun davranış sergilemelerini sağlayacak yeterli eğitimi aldırmayan , çalışmaların madencilik faaliyeti ve iş güvenliği ile ilgili mevzuata ayrıca rödövansçi firma ile yapılan sözleşme hükümlerine uygun yapılmasını sağlamayan Akyıl Pet Ür. Oto. İth. İhr. Taah. Nak. İnş. Tur. Gıd. ve San. Ltd Şti'nin yasal vekaletçisi ... 'ın 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği kanunun 3. Maddesi 2. bendi " İşveren adına hareket eden ,işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri , bu kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır " hükmü gereği asli kusurlu olduğu, - İş yerinde yapılan çalışmaların daha güvenli alanda yapılmasını sağlamayan , uygun kademe yüksekliği ve şev açısı sağlanmadan olayın meydana geldiği, alanda çalışma yapılmasına müsaade ederek çalışmanın durdurulmasını sağlamayan ocak daimi nezaretcisi ...'in tali kusurlu olduğu, - ...'e uygun kademe yüksekliği ve şev açısı sağlanmayan tehlikeli alanda çalışma talimatı verdiği için vardiya formeni ...'nin tali kusurlu olduğu, - Rödövansçı firma olan Cengiz İnş. San. ve Tic. A.Ş .-IC İçtaş İnş. San. ve Tic. A.Ş adi ortaklığı vekili, proje müdürü ...'ın ocakta yapılan faaliyetleri; madencilik faaliyetleri ile iş güvenliği ile ilgili mevzuatı ve taşeron sözleşmesi hükümlerine uygun yapmayan Ak-Yıl Pet Ür. Oto. İth. İhr. Taah. Nak. İnş. Tur. Gıd. ve San. Ltd. Şti firmasının yeterince denetlemediği veya denetlemesini sağlamadığı , sözleşme hükümlerine uymadığı halde çalışmasına müsaade etmesi nedenleriyle, İş sağlığı ve Güvenliği Kanunun 3. Maddesi 2. bendi" İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır " hükmü gereğince tali kusurlu olduğu, - Yeterli ehliyete sahip bir operatör olmasına rağmen, işyerinde iş güvenliği ile ilgili verilen talimatlara uymayarak , tehlikeli harekatte bulunan ölen ...'in tali kusurlu olduğu, sözkonusu olayla ilgili başka kişi ve kurumlara kusur atfedilmeyeceği'' görüş ve kanaatinin bildirilmiştir. 9. 15/12/2014 tarihli iki kişilik heyet raporunda, ölüm olayında kazazade işçinin iş vereni Ak-yıl Petrol Ltd Şti nin 1. derecede kusurlu olduğu ancak bu kusurun cezanın şahsi ilkesinden hareketle yasal vekaletçisi olan ...' a ve şantiye şefi olarak görevlendirilmiş olması halinde ...'a ait olacağı, taş ocağı daimi nezaretçisi sanık ...'in ikinci derecede, formen ...'nin üçüncü derecede ölenin üçüncü derecede kusurlu olduğu, sanık ... 'ın bir kusurunun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. 10. Kovuşturma sırasında alınan 13/04/2015 tarihli 3 kişilik heyet raporunda; ''..1-Kazanın meydana geldiği Cennet Taş Ocağının taşeron işleticisi olan Ak Yıl Pet. Ürn Oto ith İhr. Taah. Nak İnş Tur Gıda ve San Ltd Şti'nin cezasını şahsili prensibine göre olay tarihindeki şantiye şefi olduğu belirtilen ...'ın (delme patlatma yöntemi ile çalışan açık taş ocağında kademe yüksekliğinin 20 m şev eğiminin ise 50 dereceden (70 derece olarak) fazla olarak çalışılması fenni nezaretçi defterinde tespit edilerek giderilmesi istenen hususları gidermeden ocata çalışmaya devam etmesi işinin ehli teknik elemanlarını gözetimi altında sorumluluğunda çalışmaları yürütmemesi, bin gün öncesinde patlatma yapılan ocakta serbest olarak bulunan toprak, taş ve yaka gibi mazlemelirin temizliğini yaptırarak emniyetli halde ekskavatorle kamyonlara yüklemenin yapılmasını sağlamaması, buradaki güvenliği operatörün bilgi ve tecrübe ve inisiyatifin terk edilmesi orepatörü iş güvenliği yönünden gereği gibi eğitilmemiş bilgilendirilmemiş bilinçlendirilmemiş emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırmamış denetlememiş geniş anlamda denetim mekanizması oluşturmamış emniyetsiz şekilde çalışmasını engellememiş olmasından dolayı kazanın meydana gelmisnde BİRİNCİ DERECE KUSURLU olduğu, 2-Taş ocağında daimi nezaret olarak çalışan sanık ...'in (taş ocağında yapılan çalışmaların güvenli olarak yapılması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaması, uygun kademe yüksekliği ve şev açısı sağlanmadığından ocakta yapılan üretim faaliyetinin durdurulması için ilgili yerlere bildirilmemesi, emniyetsiz olarak ocakta ekskavatörle kamyonlara melzeme yüklenmesine göz yummuş olmasından dolayı) kazanın meydana gelmesinde İKİNCİ DERECE KUSURLU olduğu, 3-Olay tarihindeki ocakta vardiye sorumlusu ve görevli bulunan sanık formen ...'nin (kademe yüksekliği ve şeve açısı uygun olmayan akşam karanlığında ekskavatör ...'in kamyonlara yükleme yaptırması yalnız başına bırakarak olay yerinden ayrılmış olmasından dolayı) kazanın meydana gelmesinde ÜÇÜNCÜ DERECEDE KUSURLU olduğu, 4-Maktül ...'in (kaza tarihinde 25 yaşında 18/01/2013 tarihli kazma ve yükleme belgesine sahip açık taş ocaklarında toprak kayması, taş ve yaka paçası düşmesi ihtimallerinin bilebilecek iş tecrübesi sahibi bir elemanı olarak olaydan bir gün öncesinde patlatılmış serbest olarak bulunan taş, kaya gibi temizliği yapılmamış malzemeleri akşam karanlığında kullandığı ekskavatörle kamyonlara yüklemeye devam ederek, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde çalışmış olmasından dolayı kazanın meydana gelmesinde ÜÇÜNCÜ DERECE KUSURLU bulunduğu, 5-Açık Taş Ocağı taşeron olarak işleticisi Ak Yıl Pet. Ürn Oto İth İhr. Taah. Nak İNş Tur Gıda San Ltd Şti nin yasal vekaletçisi sanık ...'ın (şirketin tenki kelamanı olmaması, şantiye şefi, fenni nezaretçi bulundurması ve idari sorumlusu olmasından dolayı) kazanın meydana gelmesinde KUSURSUZ olduğu, 6-Asıl işveren açık taş ocağı rödavansçısı Cengiz IC içtaş inş. San ve tic aş adi ortaklığının proje müdürü ...'ın ise (ocak işleticisi şirkete gerekli uyarıları yazılı olarak yapmış olmasından dolayı) kazanın meydana gelmesinde şahsi bir kusurunun olmadığı'' kanaati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin cezalandırılan sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıklar ... ile ...'ın kusurlarının bulunmadığı, sanık ...'in daimi nezaretçenin görevlerinin düzenlendiği Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 138/2. fıkrasında belirtilen ''Daimi nezaretçi üretim yerindeki günlük faaliyetleri planlar ve yürütülmesini sağlar, can ve mal emniyeti yönünden tehlikeli bir durumun varlığı söz konusu olduğu zaman gerekli tedbirlerin alınmasına nezaret eder, hemen tedbir almanın mümkün olmadığının belirlenmesi halinde üretim faaliyetlerini önlemlerin alınmasına kadar durdurur'' ihlali nedeniyle kusurlu olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2016/661 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanıklar ... ve ... hakkındaki ayrı ayrı hüküm fıkrasının adli para cezasına çevirmeye ilişkin 4.bentlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın şahsi ve ekonomik hali, suçun işleniş özelliği nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince 605 gün adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi, Sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasının adli para cezasına çevirmeye ilişkin 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın şahsi ve ekonomik hali, suçun işleniş özelliği nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince 910 gün adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 25 TL olarak hesabıyla 22.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla