İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/2161 Karar: 2023/4126 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2161 K.2023/4126

12. Ceza Dairesi 2023/2161 E. , 2023/4126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2022/878 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/2161 E. , 2023/4126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2022/878 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/2161 E. , 2023/4126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2022/878 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/652 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/652 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2019/11515 Esas, 2021/8145 Karar sayılı kararı ile; "Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/156 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.02.2023 tarihli ve 2023/353 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye, kusur tespitine, yaşanan olayın asıl mağduru sanık olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Olay günü saat 20:40 sıralarında sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikleti ile bölünmüş yol olan Saraçoğlu Caddesini takiben kaza mahallindeki kavşağa giriş yaptığı esnada seyir istikametine göre yolun sağından, Bilgi Sokağı takiben seyreden katılan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle çarpışması sonucu nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. 2.Katılana ait Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.02.2015 tarihli adli raporda; katılanın yaralanmasının "basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkisinin olduğunu, bu sebeble kişinin yaşamının tehlikeye girdiğini, yüzünde sabit iz oluştuğunu, konuşma yeteneğinin kaybolduğunu, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa düçar olduğu" bildirilmiş olup, katılan ...'un, katılan ...'un kısıtlanması nedeniyle vasisi olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. 3.Kaza tespit tutanağında, olay mahallinin meskun mahalde, dört yönlü kavşakta, bölünmüş 5.9 metre genişliğinde asfalt kaplama aydınlatmanın olduğu yolda olduğu, çarpma noktasına 8.2 metre uzaklıkta yaya geçidi levhasının, 15.50 metre uzaklıkta yol ver levhasının olduğunun tespit edildiği, kusura ilişkin olarak da sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) kazanın oluşumunda hem mağdurun hem şüphelinin araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden bahisle kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. 4.Yargılama aşamasında 05.06.2015 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen tarihli trafik bilirkişi raporunda; sürücü ...' in tali kusurlu olduğu, mağdur sürücü ...'un asli kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. 5. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 27.10.2015 tarihli raporunda; "A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği,kavşak mahallinde kontrolsüz şekilde seyrettiği,kask takmadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurludur. B)Mağdur sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği,kavşak mahalline yaklaştığı esnada seyir istikametine göre yolun solundan,bölünmüş yolu takiben seyreden ... sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken vermediği,kavşak mahalline kontrolsüz şekilde girdiği,kask takmadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurludur." 6.Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 28.04.2015 tarihinde katılma kararı verildiği ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. 7. Tanıklar M.T. ile M.E.'nin anlatımları, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin doktor raporu, kaza nedeniyle katılan ...'un %99 (Yüzde doksan dokuz oranda özürlü olduğuna dair 13.05.2014 tarihli İzmir Ödemiş Devlet Hastanesine ait Özürlü Sağlık Kurulu Raporu, katılan ...'un kısıtlandığına dair karar, genel adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 8.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, yargılama aşamasında alınan savunmasında, "Ben meydana gelen trafik kazası sonucu beyin tramvası geçirmiş olduğumdan olay anına ilişkin hiçbir şey hatırlamıyorum, kazanın ne şekilde, nasıl meydana geldiği konusunda hiçbir şey hatırlamıyorum, ancak tek bildiğim kazanın bulunduğumuz bu mevkiide meydana geldiğidir. Olay esnasında hızımın ne kadar olduğunu, diğer motorsiklet sürücüsünün ne şekilde karşıma çıktığını bilemiyorum Kolluk beyanıma bir diyeceğim yoktur, şu an ne şekilde ifade verdiğimi bilemiyorum. Suçsuzum, beraatime karar verilsin." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. 9. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. 11.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; "ceza yargılanmasına hakim ilkeler göz önüne alındığında maddi gerçeğin ortaya konulmasında tarafların ve delillerin doğrudan dinlenmesi gerektiğinden ve dosyamız kapsamında genel hükümler uyarınca yargılamanın daha sağlıklı olacağı ve somut olayımız değerlendirildiğinde maddi gerçeğin genel hükümleri tabi yargılama ile ortaya çıkarılacağına kanaat gerektiğinden CMK'nun 251 maddesinde hakimin takdirine bağlı olarak gerektiren basit yargılama usulü sanığın üstün yararı gözetilip değerlendirme yapılarak seçilmemiş ve genel hükümlere göre yargılama yapılmasına" karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, katılanın ifadesi, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Kusur Durumu ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu keşfe dayalı trafik bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 27.10.2015 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/156 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla