Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/2192 E. , 2026/3602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/700 E., 2022/2543 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/2192 E. , 2026/3602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/700 E., 2022/2543 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tayin edilen cezanın az olduğuna vesaire ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kusur durumunu kabul etmediklerine, fazla ceza tayin edildiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, olay günü sanığın, sevk ve idaresindeki 07... plakalı araçla, Silifke istikametinden D-400 kara yolunu takiben Erdemli istikametine sağ şerit üzerinde seyir halindeyken ... mevkii ... Sitesi önündeki yaya geçidine geldiği esnada, aracının sol ön ve cam kısımları ile dağ istikametinden gelip, deniz istikametine doğru yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmekte olan ve yolu yarılayan yayaya çarptığı, kaza sonucunda yayanın olay yerinde hayatını kaybettiği, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19.10.2018 tarihli raporuna göre; sanığın asli kusurlu olduğu, ölenin tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından; kusur yönünden hükme esas almaya elverişli olmayan ve sanığın asli kusurlu, ölenin kusursuz olduğunu belirten ... Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alındığının belirtilmesi, ayrıca Adli Tıp Kurumu raporunun içeriğine aykırı ve hatalı biçimde, sanığın asli, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtilmesi suretiyle sonuç itibariyle sanığın asli, ölenin tali kusurlu kabul edilmesinin isabetli olsa da çelişki yaratılmış olması, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği; asli kusurlu olduğu kabul edilmesi gereken sanığın taksirinin yoğunluğu, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi yerine az ceza tayin edilmesi, sanık müdafii tarafından sanık lehine olan hükümlerin uygulanması talep edilmesine rağmen anılan Kanun'un 50/4 maddesi yollamasıyla 50/1-a maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmemesi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi, iddianameyle talep edilmesine rağmen aynı Kanun'un 53/6. maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin geri alınıp alınmaması hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi hususları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılarak, asli kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçunu işlediği anlaşılan sanığın cezalandırılmasına; sanığın adli sicil ve arşiv kaydında eski tarihli de olsa trafik kazası sonucu taksirle ölüme neden olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bulunması, cezaların caydırıcılığı prensibi, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişman olduğuna dair kanaat oluşmaması, istinaf aşamasında savunmasının yakalamayla alınabilmiş olması hususları gözetilerek ve takdiren 5237 sayılı TCK nın 62. ve 50. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.