İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/2173 Karar: 2026/3605 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2173 K.2026/3605

12. Ceza Dairesi 2023/2173 E. , 2026/3605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/975 E., 2022/1710 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye M

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/2173 E. , 2026/3605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/975 E., 2022/1710 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye M

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/2173 E. , 2026/3605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/975 E., 2022/1710 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, fazla ceza tayin edildiğine, ölenin kusur durumunun irdelenmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 18.12.2019 tarihinde saat 09.00 sıralarında, sanık ...'ın, sevk ve idaresinde bulunan 27... plakalı araç ile ölen ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğu, kaza sonucu yaralanan ...'in hastaneye kaldırıldığı, tedavisi sürerken 31.12.2019 tarihinde öldüğü, kaza mahallinde kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza raporuna göre sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/c hükmünde düzenlenen "trafiği aksatacak ve tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmek" kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ve ... Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda da sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın aşamalarda yer alan savunmalarında 27... plakalı araç ile seyir halinde iken frenin boşaldığını, insanlara çarpmamak için direksiyonu kırdığını, fakat duramayarak ... isimli şahsa çarptığını, kasıtlı bir hareketinin olmadığını savunduğu, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak ve gereken tedbiri göstermemek suretiyle taksirli bir biçimde, asli ve tam kusurlu olarak olay tarihinde kullanmış olduğu araç ile ölene çarparak onun ölümüne sebebiyet vermek suretiyle üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, birden fazla trafik kuralını aynı anda ihlal ettiği gerekçesiyle alt hadden makûl oranda uzaklaşılarak ceza tayin edildiği, tanzim edilen kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre kaza yerinde lastik ve fren izinin bulunduğu, sanığın en sol şeritten araçların sağından sollama yaparak en sağ şeride geçerek ve makas atarak seyir etmesinden dolayı taksirli eylemiyle kazaya sebebiyet vererek ...'in ölümüne sebep olduğu, Yargıtay'ın da yerleşik içtihatlarına göre sanığın tehlikeli araç sürüşü nedeni ile kazayı öngörebileceği, olay yerinde sağ taraftan sollama yapıldıktan sonra 13 metre fren izi bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, tam ve asli kusurlu olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında az cezaya hükmolunması suretiyle belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı görüldüğü, sanığın olayda tam ve asli kusurlu olması, ölenin genç bir kişi olması ve olayda herhangi bir kusurunun olmayışı, ayrıca sanığın olaydan sonra sürekli olarak adaleti yanıltmaya çalıştığına ve doğru söylemediğine, yani suçtan pişman olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın ceza tayini yoluna gidildiği, yine bilinçli taksir nedeniyle sanığın en sol şeritten sürekli olarak sağ şeritlere kurallara aykırı olarak hızlı bir şekilde ve en son da en sağdaki güvenlik şeridine geçip güvenlik şeridindeki araca arkadan çarpması nedeniyle sanığın bilinçli taksirinin derecesinin ağır olduğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle sanığın bilinçli taksir nedeniyle cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca takdiren yarı oranında yani üst sınırdan arttırım yoluna gidildiği, açıklanan nedenlerle ve ayrıca sanığın kişiliği de olumsuz olarak kabulü ve pişman olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle sanık hakkında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken, yola gereken dikkati ve özeni göstermesi, seyrini mahal şartlarını dikkate alarak temkinli ve tedbirli sürdürmesi, diğer şeritlerin müsait olduğu bir zamanda önündeki araçları geçmeye çalışması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, ancak her ne kadar sanığın eylemini "normal trafik akışından daha fazla bir hızla ve makas atmak suretiyle gerçekleştirdiği" gerekçesiyle bilinçli taksir hükümleri uygulanmış ise de, dosyada mevcut Dairemizce de izlenen görüntü kaydına ve diğer delillere göre sanığın yönetimindeki otomobili yasal hız sınırının çok üzerinde süratle sürdüğüne dair bir tespit bulunmadığı, ayrıca sanığın makas atmak şeklinde tabir edilen biçimde seyir ederek, dikkatsiz ve ani hareketler ile yakın mesafeden araçların önüne manevra ve art arda gereksiz şerit değişiklikleri yaparak, araçlar arasından geçip ilerlediğine ve bu şekilde trafik akışını tehlikeye düşürdüğüne dair hiçbir delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla