Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/2824 E. , 2023/5071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1287 E., 2022/131 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İstanbul Anadolu 21.Asliye Ceza Mahkemesinin,02.02.2022 tarihli ve 2021/1287 Esas, 2022/
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/2824 E. , 2023/5071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1287 E., 2022/131 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması İstanbul Anadolu 21.Asliye Ceza Mahkemesinin,02.02.2022 tarihli ve 2021/1287 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 22.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 10.02.2023 tarihli ve 94660652-105-34-13410-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20436 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20436 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'un, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılaması sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2022 tarihli ve 2021/1287 esas, 2022/131 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2016/512 esas, 2017/361 sayılı kararıyla verilen 1.500,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/2020 tarihli ve 2019/13-123 esas, 2020/334 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.15/04/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272. maddesinde, "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklinde düzenleme yer almaktadır. 3.İncelenen somut olayda; sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2016/512 esas, 2017/361 sayılı kararı ile doğrudan verilen 1500 Türk Lirası adli para cezasının verildiği tarihte miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas başkaca mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş olup; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 21.Asliye Ceza Mahkemesinin,02.02.2022 tarihli ve 2021/1287 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; bozma nedenine göre uygulama yapılarak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin 10. paragrafın çıkarılmasına, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2023 tarihinde karar verildi.