KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/3137 E., 2025/5720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2187 E. - 2022/2685 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; delillerin usulüne uygun olarak elde edildiğine, sanıkların atılı suç yönünden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü saat 04.20 sıralarında Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından durumundan şüphelenilen park halindeki araçta, usulüne uygun olarak alınmış bir arama kararı olmaksızın yapılan aramada sol arka koltuk üzerindeki çanta içerisinde 61 adet eser ile sağ yolcu koltuğunun arka kısmında plastik kap içerisinde 49 adet eserin ele geçirildiği, olay tutanağında araçta bulunan eserlerin sanıklar ... ve ... tarafından rızaen teslim edildiğinin belirtildiği, sanıkların savunmalarında polis memurları tarafından araçta arama yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, "5271 sayılı CMK'nın 119. maddesine göre adli kolluk görevlileri, hakim kararına göre veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapabilirler.
Ancak konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir.
Bu bağlamda kolluk görevlilerinin suçla ilgili edindikleri bilgileri 5271 sayılı CMK'nın 2/e, 158, 160, 161 ve 164. maddeleri uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına bildirip adli arama kararı ya da yazılı arama emri talep etmeleri ve Cumhuriyet savcısından alacakları talimat doğrultusunda işlem yapmaları gerekmektedir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2018 tarih ve 2016/20-701 Esas 2018/415 Karar ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarih ve 2015/11639 E, 2019/677 K sayılı ilamlarında belirtildiği üzere belirtilen bu usule aykırı elde edilen delil hukuka aykırı delil niteliğindedir.
Bu açıklamalar ışığında, 21.04.2019 tarihli tutanağa göre, sanıkların üzerinde, bulundukları araçta ve eşyalarında yapılan aramada suça konu kültür varlıklarının ele geçtiği iddia olunan dosya kapsamından, sanıklardan ele geçtiği belirtilen eşyanın ele geçiriliş şekli dikkate alındığında, devletin kamu gücünü kullanan kolluk görevlilerinin kontrol etme iradesine yönelik tavırları karşısında direnme gücü bulunmayan sanıkların, aramaya rızası yönünde serbest iradesinden bahsedilemeyeceğinden,
sanıklar ve ele geçirilen eşyalar konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir adli arama kararı veya gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş yazılı bir arama emri bulunmadığının kovuşturma aşamasında anlaşılması karşısında; hukuka aykırı olarak yapılan arama işlemine istinaden elde edildiği anlaşılan eşyaların haricinde dosya kapsamında başkaca elde edilmiş yasal bir delil bulunmadığı da gözetilerek,
aşamalarda alınan savunmalarında eylemi kabul etme yönünde beyanları bulunmayan sanıkların atılı eylemi gerçekleştirdiklerine dair delil bulunmaması sebebi ile beraatlarına dair karar verilmesi gerektiği" değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebiğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3137, K. 2025/5720, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama