İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/3162 Karar: 2023/5780 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/3162 K.2023/5780

12. Ceza Dairesi 2023/3162 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/594 E., 2023/32 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama 1-Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden, Katılanın hazır bulunduğu 10/01/2023 tarihli celse, yüzüne karşı açıklanan

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/3162 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/594 E., 2023/32 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama 1-Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden, Katılanın hazır bulunduğu 10/01/2023 tarihli celse, yüzüne karşı açıklanan

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/3162 E. , 2023/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/594 E., 2023/32 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama 1-Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden, Katılanın hazır bulunduğu 10/01/2023 tarihli celse, yüzüne karşı açıklanan hükme ilişkin olarak, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30/01/2023 tarihinde bozma üzerine yapılan yargılama aşamasından usulüne uygun tebliğ ile haberdar edilen ancak mazeret bildirmeksizin açılan celseye katılmayan katılan vekilince temyiz isteğinde bulunulduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 2-Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden, Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/06/2016 tarihli ve 2014/935 Esas, 2016/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 9.375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Gemlik 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/03/2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 01/11/2021 tarihli ve 2019/10980 Esas, 2021/7479 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, basit yargılama usulünün uygulanması yönünde karar verildiği ancak kurulan hükme katılan vekilinin yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine kararın kaldırılması ile dava dosyasının yeni esasa kaydıyla Gemlik 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/01/2023 tarihli ve 2022/549 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a),(b),(e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 7.025,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30/03/2023 tarihli ve 2023/16976 sayılı, katılan vekilinin temyiz talebine ilişkin olarak ret ve sanık müdafinin temyiz talebine ilişkin olarak onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, 1.Eksik inceleme ile hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, 2.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Katılanın olay tarihinde sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu Şana İnşaat Ltd. Şti. tarafından yapılmakta olan Armutlu Modern Evleri Sitesi inşaatından çalıştığı inşaatta demir ustası olarak çalışan katılanın 2. katın kolon demirlerini bağladığı bu sırada tahtaya bastığı sırada düşerek yaralandığı," belirtilmiştir. 2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, katılan işçi ...'ın kendi inşaatında işçi olarak çalışmadığını, Sobacı isimli inşaat firmasının sigortalı çalışanı olduğunu, katılanın kendi bilgisi bulunmaksızın inşaatında çalışan demir ustası kardeşi ...'a yardım amaçlı geldiğini ve kendi dikkatsizliği sonucunda kazaya uğradığını, olayda kusurunun bulunmadığı ile suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Katılan aşamalardaki beyanlarında, olay tarihinde sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu Şana İnşaat Ltd .Şti tarafından yapılmakta olan Armutlu Model Evleri inşaatında demir bağlama ustası olarak 1 yıldır çalıştığını, inşaatın birinci katında kolon demirlerini bağladığı esnada kalıpçıların bağladığı iskele tahtasına bastığını ve yere düştüğünü, olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir. 4.Dosya kapsamında var olan, soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 28/08/2015 tarihli iş güvenliği uzmanı kimya mühendisi ile teknik bilirkişi olarak inşaat mühendisinden oluşan iki kişilik heyet raporunda, yapı alanlarında asgari sağlık ve güvenlik şartlarının uygulanması için gereken özeni göstermeyerek, yüksekte yapılan çalışmalara ilişkin olarak inşaat alanında gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve çalışan işçiye gerekli ve yeterli eğitim aldırmayan sanık ...'nın meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.Tanık olarak aşamalarda dinlenen katılan ile aynı gün demir işinde çalışan işçiler ..., ..., ... ve ..., katılanın kolon demirlerini bağladığı esnada beşe on diye tabir edilen iskeleye bağlı ve betona çakılı halde bulunan tahta parçalarına basması üzerine aşağı düştüğünü beyan etmişlerdir. 6.Katılan ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı'nın Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09/10/2015 ve 25/02/2016 tarihli raporlarda, şahısta meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (5) derece olacak ve duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte olduğu belirtilmiştir. 7.Sanık ...'ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...'nın ortağı ve yetkili müdürü olduğu Şana İnş.Ltd.Şti'nin yapı müteahhidi olduğu Armutlu Modern Evleri Sitesi inşaatında çalışan demir ustası katılan ...'ın, herhangi koruyucu teçhizat bulunmaksızın karkas betonarme tek kattan ibaret yapı üzerinde demir bağlama işi yaptığı esnada yaklaşık 4 metre yükseklikten yere düşmesi sonucu sanığın asli kusuru ile katılanın hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (5) derece olacak ve duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, Kovuşturma aşamasına ait, yapılan keşif üzerine düzenlenen 28/08/2015 tarihli iş güvenliği uzmanı kimya mühendisi ile teknik bilirkişi olarak inşaat mühendisinden oluşan iki kişilik heyet raporu doğrultusunda, yapı alanlarında asgari sağlık ve güvenlik şartlarının uygulanması için gereken özeni göstermeyerek, yüksekte yapılan çalışmalara ilişkin olarak inşaat alanında gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve çalışan işçiye gerekli ve yeterli eğitim aldırmayan sanık ...'nın meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu ve dosya içeriğinde mevcut bulunan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde bulunan Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün Yapı Denetim Komisyon Başkanlığı tarafından düzenlenen 09/10/2012 tarihli, yapıya ilişin bilgi formunda yapının yer aldığı inşaat alanının 10.475 metrekare yüz ölçümüne sahip olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. I.Sanık müdafiinin, eksik inceleme ile hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 16/12/2010 tarihli Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar hakkındaki yönetmelik hükmüne göre yüz ölçümü 500 metrekareyi geçen inşaat alanlarında şantiye şefi bulundurmak zorunlu olup inceleme konusu dosya kapsamında kazanın gerçekleştiği inşaat alanında sanık tarafından atanmış şantiye şefinin bulunmadığı ve 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre, inşaat işlerinin çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, anılan Kanun çerçevesinde, çalışanların ilk işe girişlerinde sağlık raporu aldırılması, işin konusu ile ilgili olarak çalışanlara eğitim aldırılması, risk değerlendirilmesi yaptırılması gerekirken dosyada mevcut tanık beyanları ile bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşılacağı üzere, sanığın aksine davranışlarıyla, asli kusuru ile neticeye sebebiyet verdiği anlaşılan olayda, bilinçli taksir hükümlerinin oluştuğu gözetilmeyerek, eksik ceza tayini yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. II.Diğer temyiz nedenleri, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR 1.Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi ile, Katılanın hazır bulunduğu 10/01/2023 tarihli celse, yüzüne karşı açıklanan hükme ilişkin olarak, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30/01/2023 tarihinde bozma üzerine yapılan yargılama aşamasından usulüne uygun tebliğ ile haberdar edilen ancak mazeret bildirmeksizin açılan celseye katılmayan katılan vekilince temyiz isteğinde bulunulduğu ve hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesi ile, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gemlik 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/01/2023 tarihli ve 2022/549 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararına ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla