Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/3474 E. , 2024/4878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/141 E., 2022/1621 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; su
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/3474 E. , 2024/4878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/141 E., 2022/1621 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan ... vekili ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hükme yönelik katılan ... vekilinin ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 31/2, 62/1, 50/1-a ve 52/4. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 18.12.2019 tarihli bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 31/2, 62/1, 52/2, 51, 51/3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin, katılan ... vekilinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine, katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; temel ceza alt sınırdan belirlenmek ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uygulanmak suretiyle hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, katılan Kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine ve re’sen göz önüne alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; herhangi bir teknik araştırma yapılmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğa karşı husumet güttüğü sabit olan mağdurun soyut anlatımları dışında hiçbir delil bulunmadığı ve mağduru intihara yönlendiren suça sürüklenen çocuk olmadığı hâlde dosyada mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçelerle beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, müstehcenlik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, re’sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; suça sürüklenen çocuk ile mağdur çocuğun sevgili oldukları dönemde, mağdur çocuğun çıplak ve yarı çıplak resimlerini, WhatsApp adlı uygulama üzerinden suça sürüklenen çocuğa gönderdiği, bir müddet sonra, tarafların anlaşamaması ve mağdur çocuğun ayrılmak istediğini söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun, mağdur çocuğun üzerinde düz beyaz renkli atlet varken yatakta uzanıp, bacağını kaldırarak çektiği yarı çıplak fotoğrafını, onun adını ve soyadını da açıklayarak, ... isimli Facebook hesabından 18.05.2014 tarihinde yayımladığı ve mağdur çocuğa ait çıplak görüntülerin mağdur çocuğun yaşıtı olan arkadaşları tarafından görülmesine olanak sağladığı, mağdur çocuğun fiziksel mahremiyetine ilişkin yarı çıplak fotoğrafını, onun bilgisi ve rızası dışında ifşa eden 14 yaşındaki suça sürüklenen çocuğun eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; ayrıca, 14 yaşındaki mağdur çocuğun, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüsünü, internet üzerinden yayımlayan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunu da işlediği, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesindeki müstehcenlik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, katılan ... vekilinin ve katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulmuş olup, suça sürüklenen çocuğun, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, hakaret suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesinden dolayı katılan ... lehine vekâlet ücreti hükmedildiği gözetilmeden, "2.)İlk derece mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak 3.600 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak, katılanlara verilmesine hükmedilmiş ise de, vekalet ücretinin ödeyecek kısmında hata yapıldığı anlaşıldığından bu vekalet ücretinin SSÇ'den alınarak katılanlara verilmesine şeklinde düzeltilmesine," biçiminde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine ilişkin mevcut istinaf incelemesinin kapsamı dışında bulunan vekâlet ücreti takdiri ile ilgili karar verilmesi, 2. Katılan Kurum Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca, mahkûmiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk aleyhine ve duruşmalı istinaf incelemesi sırasında vekille temsil edilen katılan Kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin, katılan ... vekilinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bölümündeki "İlk derece mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak 3.600 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak, katılanlara verilmesine hükmedilmiş ise de, vekalet ücretinin ödeyecek kısmında hata yapıldığı anlaşıldığından bu vekalet ücretinin SSÇ'den alınarak katılanlara verilmesine şeklinde düzeltilmesine," ibarelerinin hükümden çıkarılması, aynı bölüme, "Katılan Kurum Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve duruşmalı istinaf incelemesi tek oturumda bitmediğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca belirlenen 11.000,00 TL vekâlet ücretinin mahkûmiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuktan alınarak katılan Kuruma verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.