Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/3527 E. , 2026/3795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/868 E., 2022/2969 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/3527 E. , 2026/3795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/868 E., 2022/2969 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3 ve 52/4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 24 eşit taksitte tahsiline, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-3 ve 52/4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş, sanıklar müdafilerinin istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanıkların beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ölene kaza sebebiyle kusur yüklenmesinin hatalı olduğuna, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde düzenlenen 13.07.20 20... .12.2020 tarihli kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında ölene yüklenen kusur dışında sanıkların kusurlu olduklarının belirlendiğine, iş mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarında da sanıkların kusurlu olduklarının tespitine rağmen sanıkların beraatlerine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 24.02.2020 tarihinde ...Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren ...isimli iş yerinde çalışan ...'in çalıştığı esnada tomruk çarpması sonucu yaralandığı, tedavi için kaldırıldığı ... Hastanesi'nde 27.06.2020 tarihinde öldüğü, kolluk tarafından tanzim olunan 05.03.2020 tarihli kamera görüntüleri izleme tutanağına göre, olay tarihinde ölen ...'in saat 11.32 sıralarında çoklu diye tabir edilen makinada tek başına çalıştığı, şahsın üzerinde iş kıyafeti, elinde eldiven başında bere olduğu, saat 11.51 sıralarında ...'in çalışan silindir üzerindeki tomruğu itmek için iki silindirin arasına girdiği, tomruğu tam iteceği sırada, tomruğun makinadan çıkarak şahsın göğüs bölgesine çarptığı, şahsın yere düştüğü ve yere düşerken başını de yere çarptığı hususularının tespit olunduğu, 27.06.2020 tarihli ölü muayene tutanağına göre, ölenin kesin ölüm sebebinin iş kazası ile husulü mümkün kafa kubbe, kaide, yüz kemik kırıkları ile birlikte kafa içi kanama, iç organ hasarı, bağırsak yırtılması ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar neticesinde olduğu kanaatinin bildirildiği, ölenin ölümü ile neticelenen olayda tarafların kusur durumunun tespitine yönelik A sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda "işveren vekili ...'nin asli kusurlu, işveren ...'un asli kusurlu, iş güvenliği uzmanı ...'nin tali kusurlu, maktul ...'in tali kusurlu olabileceğine" ilişkin ifadelere yer verildiği, suç unsurlarının mahallinde tespiti adına refakate alınan iki iş güvenliği uzmanı ve bir orman mühendisi olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyeti ile keşif icra edildiği, keşif sonrası bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.12.2020 tarihli raporda, "neden-sonuç ilişkinin (illiyet bağının) sabit olduğu, kaza sonucunda taksirle bir kişinin ölümüne neden olunduğu, olayda ölen ...'in, dava dosyasındaki kendi, eşi ve oğlunun beyanları dikkate alındığında, çoklu dilme makinesinin bakımlarının yeterli yapılmadığını bilmesine ve makinede çalışmak için operatör belgesinin bulunmamasına rağmen, doğrudan iş kazasının oluşuna sebep olmamakla birlikte ölüme sebep olmak nedeniyle, burada çalışmaktan kaçınmadığı için tali kusurlu olabileceği, işveren ...'un, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara yeterince önem vermediği ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, kulaklık, baret, uygun eldiven, çelik burunlu ayakkabı, iş gözlüğü gibi kişisel koruyucu donanımların temini ve kullanılmasıyla ilgili çalışma yürütmediği, çevreye zarar verme potansiyeli yüksek olan çoklu dilme makinesinin çevreye zarar vermeyecek koruyucularla donatmadığı ve periyodik bakımlarını yaptırmadığı için asli kusurlu olabileceği, işveren vekili ...'nin işveren statüsünde olmasından dolayı, işveren ile aynı sebeplerden dolayı asli kusurlu olabileceği, iş güvenliği uzmanı ...'nin, işyerinde iş güvenliği ile ilgili belirlediği olumsuzlukları işverene bildirmesine rağmen, işverenin gerekli çalışmaları yapmadığını ilgili yasal mercilere bildirmediğinden dolayı tali kusurlu olabileceği" yönünde açıklamaların yer aldığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ölenin ölümüne sebebiyet veren olayda sanıklardan ...'nin asli kusurlu, sanık ...'nin ise tali kusurlu olarak gerekli önlemleri almamak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylemleri ile üzerlerine atılı suçu işlediklerinin kabulü ile sanıkların taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme sonunda, sanık ...'nin olayın meydana geldiği işyerinde kısmî süreli olarak iş güvenliği uzmanı olarak hizmet verdiği, kısmî süreli çalıştığından dolayı devamlı olarak işyerinde bulunamadığı, 06.02.2020 tarihinde yapılan sözleşme gereği kazanın yaşandığı 24.02.2020 tarihine kadar sözkonusu işyerinde 18 günlük bir danışmanlık hizmetinin olduğu, bu süre içerisinde de iş yerinde alınması gereken önlemlerle ilgili olarak 10.02.2020 tarihinde, 10.02.2024 tarihine kadar geçerlilik süresi olan risk değerlendirme raporunun hazırlanmasını sağladığı, iş yerine ait bütün iş sağlığı ve güvenliği belgelerini incelediği, bu incelemeleri sonucunda da 10.02.2020 tarihli iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tespit ve öneri defteri suretinden anlaşılacağı üzere risk değerlendirme ve acil durum eylem planlarının sürelerinin geçmiş olduğunu tespit ederek, risk analiz ekibi oluşturularak güncel risk analizi-değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirttiği, o ay içerisindeki çalışması gereken 22 saatlik ve 22 dakikalık sürenin büyük bir kısmını henüz bir hafta geçmesine rağmen tamamladığı yönündeki savunmalarının dosya içerisinde mevcut olan 06.02.2020 tarihli iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi, risk değerlendirme ve acil durum eylem planı ile tespit ve öneri defteri içeriği ile örtüştüğü ve bütünlük taşıdığı, sanık ...'nin ise işyerinde işveren vekili görevinin olmadığını, bu konuda bir yetkilendirmesinin bulunmadığını, işyeri lojistik sorumlusu olarak görev yaptığını savunduğu, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksini kanıtlayan ve işyerinde işveren vekili olduğunu gösteren bir yetkilendirmenin bulunmadığı, istinaf yargılaması sırasında temyiz dışı diğer sanık ... müdafii tarafından sanık ...'nin işyerinde işveren vekili olarak yetkili olduğunu gösteren belge olduğu belirtilerek dosyaya sunulan .... Noterliğince düzenlenen 04.03.2015 tarihli vekâletnamenin incelenmesinde, sanık ...'ye iş kazalarından dolayı şirket adına tutulması gereken tutanakları tutturma, tutanakları imzalama, itirazlarda bulunma, yeniden düzenlettirme, ilgili resmi kurumlardan istenilen bilumum evrakı teslim etme gibi sınırlı yetkilerin verilmesine ilişkin olduğu, sözkonusu vekâletname ile sanık ...'ye gerçek anlamda işveren vekili olma yetki ve sorumluluğunun verilmediği gerekçesine dayalı olarak sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanıklara yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir sanayi bölgesindeki iş yerinde çoklu dilme makinesinde tek başına çalışan işçi, iki silindir arasındaki tomruğu itmeye çalışırken tomruğun makineden çıkıp göğsüne çarpması ve yere düşmesi sonucu ağır yaralanmış, hastanede tedavi görürken hayatını kaybetmiştir. İlk derece mahkemesi iş güvenliği uzmanı ile işyeri lojistik sorumlusu konumundaki iki sanığı taksirle öldürme suçundan mahkûm etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf üzerine hükmü kaldırarak beraat kararı vermiştir. Uyuşmazlık, kısmî süreli iş güvenliği uzmanının ve işveren vekili sıfatı tartışmalı çalışanın kişisel taksir sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Hukuki İlke: Taksirle öldürme suçunda (TCK 85/1) cezai sorumluluk kişiseldir; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile ölüm arasında illiyet bağı ve kusur somut olarak ortaya konulmalıdır. Kısmî süreli iş güvenliği uzmanı, sözleşme süresi içinde risk değerlendirmesini yaptırıp tespit ve öneri defterine gerekli uyarıları işlemişse üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş sayılır. Sınırlı yetkiler içeren vekâletname (tutanak tutma, imzalama, evrak teslimi gibi) kişiye gerçek anlamda işveren vekili sıfatı ve sorumluluğu yüklemez; bu durumda CMK 223/2-c uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat gerekir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile beraat hükümlerinin onanması.
Dava Strateji Notu: İş kazası kaynaklı taksirle öldürme dosyalarında savunma, her sanığın somut görev, yetki ve fiilî sorumluluk alanını ayrı ayrı ortaya koymalıdır. İş güvenliği uzmanı yönünden sözleşme tarihleri, tespit ve öneri defterine işlenen uyarılar ve risk değerlendirme raporu; işveren vekili iddiası yönünden ise vekâletnamenin yetki kapsamının sınırlılığı belgelerle vurgulanarak kusurun münferiden bulunmadığı savunulabilir.