KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/3627 E., 2025/3682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1890 E. - 2022/2233 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini açıkça ikrar etmesi karşısına beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü ...
Köyü muhtarı... kolluk kuvvetlerini arayarak aynı köyde ikâmet eden sanık ...'in kendisine bazı fotoğraflar gösterdiğini, yaylada evi olan temyiz dışı sanık ...'ün kaçak kazı yaptığını ve kazı sonucunda 19 adet sikke bulduğunu bildirmesi üzerine kolluk kuvvetlerinin olay yerine gittiği, sanık ...'nın cebinden çıkardığı 8 adet sikkeyi jandarma personeline teslim ettiği, sanığın evine yaklaşık 500 metre uzaklıkta yer alan kamu arazisinde 30 - 50 cm derinliğinde kazı çukuru bulunduğunun tespit edildiği,
tanık...'ın hazırlık aşamasında alınan beyanında sanıklar ... ve ...'nın birlikte define aradıklarını duyduğunu, kendilerinde define olduğunu sanık ...'in köyde duyurduğunu ifade ettiği, sanık ...'in savunmasında, sanık ...'nın...'da ailesine ait arazide hayvanları sulamak amacıyla dört adet çukur kazdıklarını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda kaçak kazının 40 cm derinliğinde ve 1 metre çapında olduğunun ve suça konu yerin sit özelliği bulunmadığı gibi 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında da kalmadığının, kazı çukurunun anakaya üzerinde olmadığının,
toprak zemine sahip olduğundan su tutmak için uygun olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, sanıkların olayı kısmen doğrulayan kaçamaklı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve sanık savunmalarına itibar edilmeyerek sanık ... hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, "Sanık ...’in üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, diğer sanık ...’ün suça konu çukuru sanık ... ile birlikte kazdığını beyan etmemesi, olayın görgü tanığının bulunmaması hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in savunmasının aksine üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli, şüpheden uzak ve inandırıcı deliller elde edilemediği" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık ...'in savunmasında, temyiz dışı sanık ...'nın ailesine ait...'daki arazide hayvanları sulamak amacıyla kazı yaptıklarını beyan etmesi, arkeolog bilirkişi raporunda suça konu kazının toprak zemine sahip olduğundan su tutmak için uygun olmadığının tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek atılı suç yönünden mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3627, K. 2025/3682, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama