İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/3808 Karar: 2025/3102 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/3808 K.2025/3102

12. Ceza Dairesi 2023/3808 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/8937E. - 2023/86K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/3808 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/8937E. - 2023/86K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/3808 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/8937E. - 2023/86K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2016/664 E., 2019/264K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanununa aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde 2863 Sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-352/2, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık ... ve katılan vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; suçta kullanılan tır dorsesi ve kepçenin müsadere edilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından 13.08.2015 tarihinde saat 03.48 sıralarında kolluk görevlilerine Karandere mahallesinde bulunan höyüğün mahalle muhtarı temyiz dışı sanık ... ... tarafından izinsiz olarak kazdırıldığının bildirilmesi üzerine başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında Müze müdürlüğü uzmanları tarafından Şereflikoçhisar ilçesi, Karandere Mahallesi, Acersu höyüğünün bulunduğu yerde yerinde yapılan inceleme neticesinde kazı yapılan yerin Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.01.2006 tarihli ve 1272 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, alanda yakın zaman içerisinde iş makinesi marifetiyle yaklaşık 25 metre uzunluğunda 7-8 metre derinliğinde kazılmış kazı çukuru olduğu ve çukurun içerisinde yapılan incelemede seramik parçaları ve mimariye ait kerpiç parçalarının tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıklar hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama sırasında aldırılan 24.07.2017 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre kazı yapılan Acersu höyüğünün Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.01.2006 tarihli ve 1272 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, iş makinesiyle açılan kazı çukurlarının höyüğe büyük ölçüde zarar verdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın Bölge Adliye Mahkemesince talimatla alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek olay günü muhtar olan temyiz dışı sanık ...'ın kendisini arayarak ...'ın tarlasında iş yapılacağını beyanı üzerine ...'ın tarlasına gittiğini oraya yakın bir yerde yıkılmış eski çeşmeyi tekrar faaliyete geçirmek için dereden çıkan boruyu çeşmeye bağlamak üzere çalışma yaptıklarını, yanlarında bir de kepçe operatörünün olduğunu, öğlen saat 2 civarında kendisinin işinin bittiğini ve olay yerinden ayrıldığını gece yapılan kazıdan haberdar olmadığını beyan ettiği , sanığın Yerel Mahkeme savunmasınsda ve olay günü temyiz dışı sanık ...'ın kendisini arayarak ...'ın tarlasında kanal açacağını kanal çalışması yapılması için tır ve kepçe getirdiğini söylediğini, olay günü kepçenin ...'ın tarlasına doğru ilerlediğini gördüğünü sonrasında höyüğün kazıldığından haberdar olduğunu beyanla suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Temyiz dışı kepçe operatörü olan sanık ...'un Bölge Adliye Mahkemesince alınan savunmasında olay günü temyiz dışı sanık muhtar ... ile buluştuklarını ve akşam dörde beşe kadar tarladaki kökleri sökerek, dere yatağını temizlediğini, işinin bitmesi üzerine tanımadığı 4- 5 kişinin silahlı kendisine daha işinin bitmediğini söyleyerek höyüğün bulunduğu alanda 3-4 saat kazı yaptırdıklarını birşey çıkmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "...2863 sayılı kanunun 74/1 maddesinde kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak eylemi cezalandırılmaya tabi tutulmuştur. Somut olayda sanık ... her ne kadar kazıdan haberdar olmadığını, o tarihte ilçe dışında olduğunu savunmuş ise de savunmalarında da açıkça beyan ettiği üzere tanık ...'ın işi için lazım olduğu gerekçesiyle iş makinesi getirttiği, çalışma yapılmasının ardından iş makinesini höyüğün olduğu bölgeye yönlendirdiği, Acersu Höyüğünün taşınmaz kültür varlığı olduğunu bildiği, höyükten kültür varlığı elde etmek amacıyla izinsiz kazı yaptığı sabit görülmekle suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık ... ise her ne kadar höyükte kazı yapıldığından haberdar olmadığını savunmuş ise de olayın akışı değerlendirildiğinde sanık Aşırın diğer sanık ... ile iştirak halinde Acersu Höyüğünde kazı yapmak suretiyle 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işledikleri" sabit görülerek sanık ...'ın ve temyiz dışı sanık ...'ın mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edildiği, kepçeyi kullanan ve olay yerine getiren, ayarlayan diğer temyiz dışı sanıklar hakkında ise delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak yürütülen yargılama neticesinde; "...Sanık ..., köy muhtarı olup olayda kullanılan kepçeyi ve bunu taşıyacak olan tırı temin ederek, kepçenin çalışacağı alanı da kendisinin belirlediği, muhtarın işlerini takip eden sanık ...'ın, sanık ...'ın verdiği talimata göre kazı yapılacak yerleri kepçeciye gösterdiği, bu şekilde sanıklar ... ve Aşır'ın, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 20/01/2006 tarih ve 1272 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edilen Ankara İli, Şereflikoçhisar ilçesi, Karandere Köyü, Acersu Höyüğünde, iş makinası ile 25 metre uzunlukta, 7-8 metre eninde ve 5-6 metre derinlikte kazı yaptırdıkları, gerek soruşturma aşamasında müze müdürlüğü uzmanı tarafından tanzim edilen 18/08/2015 tarihli raporda, gerekse mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen 24/07/2017 tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, kazı çukurunda Eski Tunç, Eski Hitit, ve Roma Dönemlerine ait seramik parçaları ve mimariye ait kerpiç parçaları bulunduğunun, kazı çukurunun höyüğün güneyinden başlayarak merkez kısmına doğru ilerleyen, ebatları ve derinliği itibariyle büyük bir çukur olduğunun, yapılan kazı eyleminden dolayı 1. derece arkeolojik sit alanının zarar gördüğünün belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi kapsamında kaldığı sabit iken mahkemece atılı eylemin "kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapma" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek 2863 Sayılı Yasanın 74/1. Maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı görülmekle," gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak, sanık ... temyiz dışı sanık ...'ın 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Katılan vekilinin temyiz isteminin araçların müsaderesi talebi ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede, iddianamede araçların müsaderesi talep edilmediği, katılan vekilinin istemi üzerine Yerel Mahkemece müsadere talebinin reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde müsadere yönünde herhangi bir karar verilmediği, bu suretle incelemeye konu hüküm bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla