İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4248 Karar: 2023/3066 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4248 K.2023/3066

12. Ceza Dairesi 2023/4248 E. , 2023/3066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/786 K. SUÇ : Taksirle yaralanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4248 E. , 2023/3066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/786 K. SUÇ : Taksirle yaralanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4248 E. , 2023/3066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/786 K. SUÇ : Taksirle yaralanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/263 Esas, 2016/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/263 Esas, 2016/490 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli 2019/8856 Esas, 2021/6485 Karar sayılı kararı ile; ''1-Olay günü saat 18:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halindeyken olay mahalli olan aydınlatma direğinin önünden yolun karşısına geçmeye çalışan yaya katılana çarparak vücudunda hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, kaza tespit tutanağına göre sanığın, cadde üzerinde seyrederken her an bir yayanın yola çıkabileceğini öngörerek dikkatli ve tedbirli seyretmesi gerekirken dikkatsiz bir şekilde ... kullanmaktan kusurlu olduğunun tespit edilmesine karşın; yargılama aşamasında yine bilirkişiden alınan raporda ise; taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayalar ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak zorundadır, kuralını ihlalden katılanın kusurlu olduğu, sanığın ise olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup iki bilirkişi raporu arasında tarafların kusur derecelendirmeleri yönünden çelişki mevcut olup, bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden veya Karayolları Trafik Heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, tarafların kusur durumu ve derecesi saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Bozma ilamına uyulması halinde; sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK'nın 89/1. maddesinde öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; ''...kovuşturma evresine geçilmiş...'' ibaresinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK'nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.05.2023 tarihli ve 2023/36289 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; Temyiz iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Olay günü saat 18:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halindeyken olay mahalli olan aydınlatma direğinin önünden yolun karşısına geçmeye çalışan yaya katılana çarparak vücudunda hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın kusursuz olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 3. Sanık kusuru olmadığını beyan edip, suçu kabul etmemiştir. 4. Kaza tespit tutanağında; sanığın "cadde üzerinde seyrederken her an bir yaya yola çıkabilecekmiş gibi dikkatli ve tedbirli seyretmemek" kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşunda kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5. Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda sanığın kusursuz olduğu belirtilmiş, bozma ilamı sonrası alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; '' ...Sanık sürücü ..., idaresindeki motosiklet ile nizami şekilde seyri sırasında, seyrine göre sağ tarafındaki park halindeki aracın önünden görünürlüğünü kısıtlayacak şekilde geçiş yapan ve hareket alanını kısa mesafede kapatan yayaya çarptığı olayda, olayın oluş şekli itibari ile atfı kabil kusuru yoktur....'' kaanati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/786 sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla