Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4260 E. , 2025/1971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/229 E., 2023/8 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Dairemizce verilen onama kararı üzerine davacı vekilinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvu
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4260 E. , 2025/1971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/229 E., 2023/8 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Dairemizce verilen onama kararı üzerine davacı vekilinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusu üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin hukuka aykırı iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme koruma tedbiri nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faiz talebinin bozma kararına uyularak davanın reddine ilişkin kararının, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.10.2018 tarihli kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği, davacı vekilinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 26.05.2022 tarih 2018/35467 Başvuru kararıyla özel hayata saygı ve haberleşme hürriyetiyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar verilmesi üzerine, yerel mahkemece yeniden yapılan yargılama üzerine davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL manevi tazminatın 13.12.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili hakkında uygulanan koruma tedbirinin haksız, hukuka aykırı ve ölçülük ilkesine aykırı olarak uygulandığını, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemece eksik araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğundan davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan davacının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/24550 Soruşturma, 2015/8691 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.12.2012 – 06.03.2014 tarihleri arasında 448 gün süre ile telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti tedbirinin uygulandığı,13.12.2012 – 25.02.2014 tarihleri arasında 439 gün süre ile teknik araçlarla izleme tedbiri uygulandığı, yapılan soruşturma sonucunda 20.02.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tedbir tarihi itibariyle 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, davacı hakkında kavuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması ve hakkındaki tedbirler ile süreleri, kapsamları, davacının o tarihlerde öğrenci olması, sosyal ekonomik durumu, paranın satın alma gücü ve davacının eline geçebilecek miktar ve Anayasa Mahkememsi hak ihlali kararında " İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi..., ...kararın bir örneğinin etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesine (E.2018/85, K.2018/99) gönderilmesine, başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi" nedeniyle tazminat miktarı belirlenirken Anayasa Mahkemesinin tazminat miktarının belirlenmesi kriterlerinin nazara alınması gerektiği de değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinin ardından verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.