İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4289 Karar: 2024/8138 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4289 K.2024/8138

12. Ceza Dairesi 2023/4289 E. , 2024/8138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/502 E. 2023/77 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan k

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4289 E. , 2024/8138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/502 E. 2023/77 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan k

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4289 E. , 2024/8138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/502 E. 2023/77 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarih, 2014/194 Esas, 2015/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 52/2-4, 53/1. gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 25/05/2021 tarih, 2020/9006 Esas, 2021/4186 Karar sayılı bozma ilamında;" İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, 337 ada 11 parsel üzerinde bulunan korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki taşınmazda, onaylı projesine aykırı olarak uygulamalar yapıldığının tespit edildiği, sanığın dava konusu yerde kiracı olduğu, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, sanığın kullanımında olan dönemde onaylı projesine aykırı olarak uygulamalar yaptığının tespit edildiği ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılan dosya kapsamında; 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık müdafii tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, 06/05/2016 tarih, 2043 nolu kararında, dava konusu taşınmazda onaylı restitüsyonda yer almayan ilave çatı katının yıkıldığı anlaşıldığından, restorasyon projesinin onaylanmasına karar verildiği, ancak dava konusu eylemin yalnızca çatı katı ilavesi olmadığı anlaşılmakla; bahse konu kurul kararına konu proje ve ek belgeler dosya içerisine getirtilip, dava konusu yeniden keşif icra edilerek; davaya konu eylemler raporda tek tek irdelenmek suretiyle, tescilli taşınmazın son durumunun, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, 06/05/2016 tarih, 2043 nolu kararı ile onaylanan projeye uygun olup olmadığının ve projeye aykırılık saptanması halinde, aykırılık nedeniyle kültür varlığında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, ancak uygulanması halinde failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği anlaşılmakla; sabıkası olmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ve davranışı bulunmayan sanık hakkında, “Sanığın olay sonrası davranışları ve izlenen pişmanlık durumuna göre nedenleri bulunmadığından TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,” şeklindeki dosya kapsamıyla uyuşmayan yetersiz gerekçeyle sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarih, 2021/502 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 02.05.2023 tarih, 2023/29326 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, tescilli yapıda zarar meydana gelmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 14/07/2008 tarih ve 10538 sayılı kararı ile kültür varlığı olarak tescilli, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 07/07/1993 tarih ve 4720 sayılı kararı ile Beyoğlu kentsel sit alanı içinde kaldığı belirlenen İstanbul İli, ... İlçesi, 337 ada 11 parsel sayılı Balıklı Rum Hastanesi mülkiyetinde bulunan taşınmazın ... tarafından değişik kişilere, 01/07/2011 tarihinden itibaren de sanık ... 'a kiraya verildiği, sanıklardan ...'ın yapıyı otele dönüştürmek için ...'ın düzenlediği proje ile müracaatta bulunduğu, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12/07/2011 tarih ve 2500 sayılı kararı ile, rölöve ve restitüsyon projesinin uygun olduğuna, restorasyon projesinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görüşü ile birlikte Kurula iletilmesi gerektiğini karar verildiği, 28/03/2013 tarihinde mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, izinsiz olarak boya badana yapıldığı, iç mekanların tamamen yenilendiği, en üst katının kullanıma açılmak üzere uygulamaların yapıldığı, normal katlarda döşeme, duvar kaplamalarının yenilendiğinin belirtildiği iddia edilerek 2863 sayılı Kanun'un 65/b. Maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından düzenlenen 09/03/2015 tarihli raporda; KUDEB tarafından tespit edilen uygunsuz inşaat tadilatları tespitlerinin sanık ...'ın kiracı bulunduğu döneme ait olduğu, restorasyon projesi kabul edilmeden binada esaslı tadilat çalışmaları yapıldığı, ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı yolunda kanaat belirtildiği, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde, eski eser olduğuna dair şerhin olduğu, İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, 06/05/2016 tarih, 2043 nolu kararında, dava konusu taşınmazda onaylı restitüsyonda yer almayan ilave çatı katının yıkıldığı anlaşıldığından, restorasyon projesinin onaylanmasına karar verildiği, ancak dava konusu eylemin yalnızca çatı katı ilavesi olmadığı anlaşılmakla; bahse konu kurul kararına konu proje ve ek belgelerin dosya içerisine celp edildiği, dava konusu alanda yeniden keşif icra edilerek; düzenlenen bilirkişi raporunda keşif günü onaylı restorasyon projesi ile yapılan incelemede; “ söz konusu binada genel olarak restorasyon projesine göre basit ve esaslı onarım kapsamında uygulama yapıldığı, ancak; Koruma Bölge Kurulunun 06.05.2016 tarih 2043 sayılı kararı ile onaylanan projeye aykırı olarak; çatı katının yeniden esaslı tadilat kapsamında ara bölmeler yapılarak yaşam mahalli yapıldığı, ayrıca; bodrum katta kısmi bodrumun tam kata çevrildiği” tespiti yapıldığı, sanık ...'ın ayrıntıları dosyadaki deliller ile uyumlu olan ve Mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taşınmazı şahıs ve şirket adına (01/11/2010 ve 01/07/2011 tarihlerinde) kiralamasından sonra binaya ait röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlattığı, bunlardan röleve ve restitüsyon projelerinin onaylandığı, ancak restorasyon projesi onaylanmadan binada izinsiz uygulamalar yapmaya başladığı, söz konusu binada genel olarak restorasyon projesine göre basit ve esaslı onarım kapsamında uygulama yapıldığı, ancak; Koruma Bölge Kurulunun 06.05.2016 tarih 2043 sayılı kararı ile onaylanan projeye aykırı olarak; çatı katının yeniden esaslı tadilat kapsamında ara bölmeler yapılarak yaşam mahalli yapıldığı, ayrıca; bodrum katta kısmi bodrumun tam kata çevrildiği”, tespit edilen uygulamaların 06/04/2009 tarihli yapı tatil zabıtlarında yazılı hususlar ile karşılaştırılması sonucu bu uygulamaların sanık ...'ın kiralamasından sonra yapıldığının anlaşıldığı, bu müdahale ve faaliyet kapsamında, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiş binanın bilirkişi raporuna göre harap vaziyette olmasından ötürü, herhangi bir fiziki zarar oluşmadığı, ancak; ilgili idareden izin ve ruhsat alınmadan fiziki müdahale yapıldığından, sanık kiracı ... tarafından yapılan inşaai faaliyetlerin 2863 sayılı yasanın 65/1-2. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla