İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4293 Karar: 2023/2953 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4293 K.2023/2953

12. Ceza Dairesi 2023/4293 E. , 2023/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2023/58 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4293 E. , 2023/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2023/58 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4293 E. , 2023/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2023/58 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/522 Esas, 2016/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 270 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a, b, d ve e) bentleri uyarınca (1/2) artırım yapılarak 405 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 337 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir gün karşılığı 20,00 TL belirlenerek, neticeten 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Sözkonusu mahkeme kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.04.2022 tarih, 2020/10841 Esas, 2022/2594 Karar sayılı kararı ile sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemece bozma ilamına uyularak, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251 ve devamı maddeleri gözetildiğinde Basit Yargılama Usulünün uygulanıp uygulanmayacağının hakimin takdirine bırakıldığı, takdiren basit yargılama usulünü uygulamayarak genel hükümlere göre karar verdiği anlaşılmıştır. 4.Gediz Asliye Ceza Mahkemesi, 05.01.2023 tarihli ve 2022/541 Esas, 2023/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, bozma ilamından önce verdiği yukarıda (1) nolu bentte açıklandığı üzere sanık hakkında 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.05.2023 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi; Sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra TCK'nın 89/2-a,b,d,e madde ve fıkraları gereğince cezanın 1 kat artırılması gerekirken yarı oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin ve TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi; Kusura ve cezanın fazla olduğuna ilişkindir C.Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi; Cezanın az olduğuna, paraya çevrilmesinin ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kaza tespit tutanağına göre, olay tarihinde, saat 20:30 sıralarında, meskun mahal dışında, 13.5 metre genişliğindeki iki yönlü yolda, karlı hava ve buzlu yolda seyir halinde iken, otomobilin kayarak karşı yönde zincir takmak için duraklayan çekiciye ve çekicinin önünde yaya olarak bulunan tır şoförünün oğlu katılana çarptığı, her iki sürücünün de kusurlu olduğu şeklinde tutanak tutulmuştur. 2.Adli tıp raporlarına göre, katılanın yaralanmasının hayati tehlike geçirecek şekilde, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak, yüzde sabit iz oluşacak, organlarından birirnin işlevinin sürekli zayıflamasına yol açacak şekilde olduğu tespit edilmiştir. 3.Keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'ün idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, ilerisinde gördüğünü beyan ettiği çekici ve bu aracı sollayan araçları dikkate alarak hızını azaltması, seyrini aracın teknik özellikleri ve yol mahal şartlarını dikkate alarak sürdürmesi gerekirken, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli derecede kusurlu olduğu, katılan yaya ...'in devlet karayolunda kendi can güvenliği için tehlikeli olacak şekilde kaplama üzerinde bulunması nedeni ile tali derecede kusurlu olduğu, tır sürücüsü ...'in ise idaresindeki çekici ve ona bağlı yarı römork ile gerekli tedbirleri almayarak seyir halindeki diğer ... sürücüleri için tehlike oluşturacak şekilde yolu kapattığı, olay mahallinde uyarı mahiyetinde reflektör vs.gibi güvenlik önlemleri almadığı anlaşılmış olup; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş belirtmişlerdir. 4.Müşteki uzlaşmak istememiş, sanıktan şikayetçi olup davaya katılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenleri Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. Amir hükmü ve katılanın yaralanmasının niteliği dikkate alındığında, temel cezanın yarısı oranında artırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. B.Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirine bırakılmış olmakla beraber, takdir hakkının kullanılmasında; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, dosya içeriğine ve kanunun amacına uygun, hukuk kurallarını açıkça zedelemeyen, vicdanları rahatsız etmeyecek, denetime olanak verecek, somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında yargılama sürecindeki duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hal ve tavrının olmaması ve verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkilerinin lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından indirim yapılması dosya kapsamıyla uyumlu olduğundan mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir. C.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden 1. Kusurlu Olmadığı Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile uyumlu nitelikteki Trafik Bilirkişi Raporu kapsamında sanığın meydana gelen kazada asli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Cezanın Fazla Olduğu Yönünden; Sanığın taksirle yaralama eylemini işlediği olayda, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması oluş ve dosya kapsamına uygun görülduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2023 tarihli ve 2022/541 Esas, 2023/58 Karar sayılı kararında, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla