İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/438 K.2025/2522

Anadolu 13. Aile Mahkemesinde görülmekte olan boşanma davasına, tarafların boşanma davası öncesinde terapi çin gittikleri ve 8 seans süren sanık psikolog ... ile gerçekleşen görüşmelerin ... vekilinin talebi üzerine sanık ...’in taraflar hakkında ki…

Esas2023/438Karar2025/2522Tarih10 Mart 2025Okuma8 dk · 1.505 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/438 E., 2025/2522 K.

Karar tarihi
10 Mart 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/780 E., 2022/2008 K
Suç
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm
İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1-b, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Katılan ... ile ... arasında İstanbul

Karar Detayı

1.505 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

Anadolu 13. Aile Mahkemesinde görülmekte olan boşanma davasına, tarafların boşanma davası öncesinde terapi çin gittikleri ve 8 seans süren sanık psikolog ... ile gerçekleşen görüşmelerin ... vekilinin talebi üzerine sanık ...’in taraflar hakkında ki gözlemini içerir “... ve ...

Seansları Raporu başlıklı, Sayın Av. ... ’a hitaplı” düzenlediği gerektiğinde mahkemeden talep edilebilecek, yazılı tanık beyanı niteliğinde ki raporun katılan ... aleyhine delil olarak mahkeme dosyasına sunulmaktan ibaret eylemde.

Sanığın TCK 136/1 maddesinde tarif edilen Kişisel verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek ve Yayma kastından söz edilemeyeceği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında unsurları oluşmayan atılı suçtan beraati yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı sanık ... müdafiinin istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüş ise de.

Bu aykırılık 280/1-a ve CMK 303/1.a maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün tamamının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, "Her ne kadar sanık ... hakkında TCK 136/1 maddesine mümas Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek ve Yaymak suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de;

sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2.a maddesi uyarınca BERAATİNE," dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemleri, sanığın müsnet suçu işlediğinin sabit olduğu, cezalandırılmasına karar verilmesinin gerektiği, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; psikolog olan sanıktan çift terapisi hizmeti alan katılan ve katılanın eşinin yapmış oldukları seanslara ilişkin sanığın rapor düzenleyerek katılanın eşinin vekiline verdiği, raporun boşanma davasına katılan aleyhine delil olarak sunulduğu olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın eylemini hukuka aykırı hareket etme bilinci ile yapmadığı, boşanma davasına delil olarak sunulmak üzere ilgili raporu tanzim ettiği ve katılanın eşinin vekiline verdiği ve başkaca kişilere ilgili raporun verildiğine dair bir iddia ve bulgu bulunmayan olayda sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarihli ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması,

7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde.

Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verebileceği"nin belirtildiği nazara alındığında, Tebliğname'deki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre. 5237 sayılı Kanun'un 136/1. madde ve fıkrasında ise belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü,

sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2014 tarihli, 2012/1510 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere.

5237 sayılı Kanun'un 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiilleri 5237 sayılı Kanun'un 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur.

Bu nedenle herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmektedir.

Ancak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, olayda herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının saptanması ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir.

Ayrıca, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı Kanun'un 134/1. madde ve fıkrasının 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle;

içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması 5237 sayılı Kanun'un 134/2. madde ve fıkrasında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesi, yasal anlamda, 5237 sayılı Kanun'un 136/1. madde ve fıkrası kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemez.

5237 sayılı Kanun'un 136/1. madde ve fıkrasının, “Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.” şeklindeki gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, kişisel verilerin, “verildiği”, “yayıldığı” veya “ele geçirildiği”nin kabul edilebilmesi için, kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki, kişisel verilerin, üzerinde yazılı olduğu belgenin bulunduğu yerden alınması ya da kaydedilmiş haliyle başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi, böylece istenildiğinde tekrar kullanılabilmesi olanağını sağlayan her türlü faaliyet, kişisel verileri “ele geçirme” kapsamında değerlendirilebilir.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; psikolog olan sanığın, katılan ile katılanın eşinin çift terapisi hizmeti aldıkları, yapılan seanslara ilişkin sanığın rapor düzenleyerek katılanın eşinin vekiline verdiği, raporun boşanma davasına katılan aleyhine delil olarak mahkeme dosyasına sunduğu olayda, Gerektiğinde ilgili hastaneden mahkemece temin edilebilecek nitelikteki belge örneklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir delil bulunmayan sanığın,

katılan ile boşanma aşamasına gelen Mukaddes'in vekilinin istemi üzerine yalnızca boşanma davasına delil olarak sunulması amacı ile ilgili raporu düzenlediği ve verdiği, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı beraat kararı verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

6. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul

SONUÇ / HÜKÜM

22. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe Ve Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/438
Karar No
2025/2522
Tarih
10 Mart 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/376 K.2024/1604
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/374 K.2025/3791
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/286 K.2023/4108
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/245 K.2024/971
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/202 K.2023/1482
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/123 K.2025/134

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.