Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4523 E. , 2024/40 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 17.02.2017 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye M
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4523 E. , 2024/40 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 17.02.2017 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 17.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26/03/2009-01/06/2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklulukta kaldığı, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 esas numarası ile yargılama yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde 2016/49 esas 2016/394 karar sayılı karar ile beraat kararı verildiğini, kararın 02/01/2017 tarihinde kesinleştiğini dava beraat yönünden karara bağlandığından müvekkili hakkında 500.000,00 Tl maddi, 500.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. 2.Davalı vekili 14.03.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, davacı vekilinin tazminat davasında rızasının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, idarenin kusurunun bulunmadığını, davacının kendi kusurlu eylemleri nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulandığını, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, faiz isteminin reddi gerektiğini, öne sürmüştür. 3.Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/90 Esas, 2017/330 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 20.031,29 TL maddi tazminatın 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2017/3787 Esas, 2018/136 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca maddi tazminatın 23.609,64 TL olması gerektiği, manevi tazminatın ise 50.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle bu kısımların değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2017/3787 Esas, 2018/136 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/4519 Esas, 2022/6834 Karar sayılı kararı ile; ...davacının hangi suçtan gözaltında kaldığının tespiti amacıyla davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma ve tahliye evraklarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “23.255,55’’ TL yerine, hesap hatası yapılarak bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “23.609,64’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle davacı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/2010 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 23.255,55 TL maddi ve 110.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2023 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin istinaf merciinin duruşmalı hüküm kurması gerektiği, gerekçesiz hüküm kurduğu ve davacı lehine faize ve vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulmasını, talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, maddi tazminatın eksik tayin edildiğini, manevi tazminatın hak ve nesafete aykırı olarak eksik tayin edildiğini, nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, örgüt faaliyet çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti yapma suçlarından 26.03.2009 – 01.06.2012 tarihleri arasında 1163 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; bozma ilamına uyularak 23.255,55 TL maddi, 110.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, örgüt faaliyet çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti yapma suçlarından 26.03.2009 – 01.06.2012 tarihleri arasında 1163 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığından tebliğanmede 2 nolu bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği belirlenmiştir. 2.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Davacının dava dilekçesinde hükmolunacak tazminatlara gözaltı tarihinden faizi ile hükmedilmesi talep edilmesine rağmen, belirlenen tazminatlara faiz verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince bölge adliye mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karar tarihi dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 17.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A-3 ve A-4) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/2010 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına "23.255,55 TL maddi, 110.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ve "17.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.