İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4982 K.2023/3966

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci…

Esas2023/4982Karar2023/3966Tarih16 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.947 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/4982 E., 2023/3966 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2017/2401 E., 2018/3226 K.
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm
Davanın kısmen kabulü
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.947 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 03.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle. "Deniz Kuvvetleri Komutanlığında yarbay olarak görev yapmakta olan müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 28.06.2014 - 12.01.2015 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle yurt dışı görevlerinde yer alamamaktan dolayı uğradığı kazanç kaybı, terfi edememekten kaynaklı kazanç kaybı, bu süreçte oğlunun tedavi, yol ve ilaç masrafları,

ailesinin cezaevi ziyaretleri için yaptığı masrafların karşılığı olarak 483.000,00 TL maddi tazminat ile haksız tutuklama ve yargılama sebebiyle müvekkilin uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 2.500.000,00 TL manevi tazminatın müvekkil hakkında işlem başlatılan 25.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 21.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın yetki ve süre yönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı hakkında kanun dışı bir işlem yapılıp yapılmamıştır. Belgelendirilemeyen maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerekir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Faiz talebinin yasal dayanağı yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2016/205 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/2401 Esas, 2018/3226 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2021 tarihli ve 2019/18864 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.

2. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna ve saire, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacıya cezaevinde kaldığı dönemde kesintili maaş ödendiği, tahliye olduktan sonra 25.03.2016 tarihli ödeme belgesiyle eksik ödenen kısımların toplamının ödendiği, bu ödemeye faizin eklenmediği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin çok sayıda kararında vurgulandığı şekilde maaşın geç ödenmesinden dolayı faiz ödenmemesinden, kademe ilerlemesinin yapılmamasından, cezaevindeki ziyaret masrafları ve davacının cezaevindeki harcamalarına ilişkin maddi zarar talepleri mahkememizce maddi zarar olarak hüküm altına alınmamış,

davacının kademe ilerlemesinin yapılmaması sebebiyle uğradığını iddia ettiği maddi zarar taleplerini ise idari yargıda dava edilmesi gerektiği düşüncesiyle bu hususta maddi zarar olarak kabul edilmemiştir.

Ayrıca belgelerin incelenmesinde; tayin bedeli aldığı halde kazandan beslenen askeri personelin tayin bedeli veya yemek yardımının beslendikleri gün ve öğün sayısına karşılık gelen kısmının aylıklarından kesildiği, bu kesinti oranlarının sabah kahvaltısı için 1/5, öğle yemeği için 2/5, akşam yemeği için 2/5 oranlarında olduğu,

bu kapsamda cezaevinde tutuklu bulunan personelin er kazanından beslenmesi durumunda beslendikleri öğünler oranında maaşlarından tayin bedeli kesintisi yapıldığı anlaşılmış olup 555,17 TL tayin bedeli kesintisi, tayin bedeli ödenmesine ilişkin bilgiler, bazı kamu personellerine tayin bedelleri verilmesi hakkında kanun, bazı kamu personellerine tayin bedelleri verilmesi hakkında yönetmelik, TSK'nın beslenme kanunu hükümleri dikkate alınarak maddi zarar kapsamında değerlendirilmemiştir.

Manevi zarar; tutuklanan şahsın sosyal çerçevesinde itibarının sarsılması ve hürriyetinden yoksun kılınması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhi sıkıntılarının bir nebze de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Davacının kamuoyunda askeri casusluk ve fuhuş davası olarak adlandırılan dava kapsamında 28.06.2014-12.01.2015 tarihleri arasında cezaevinde kalıp tahliye edilmesi, hususları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; manevi zararın tümüyle giderilmesi olanaksız ise de.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında istihbari Yarbay rütbesiyle görev yapmakta olan davacının yargılandığı davanın sürekli kamuoyunda konuşup tartışıldığı, başarılı takdirnamelerle ödüllendirilmiş yurt dışına görevle gönderilmiş davacının bu yargılama sırasında hükümlü sıfatıyla cezaevine alınması, kendisi ile ilgili kararın kesinleşerek düzenlenen müddetnamede davacı için 28.06.2014 ceza evine giriş tarihi, 12.01.2020 koşullu salıverilme tarihi olarak, 07.08.2022 tarihi de bihakkın tahliye tarihi olarak belirlenmesi, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtayca onanması,

onama kararından sonra Anayasa Mahkemesince hak ihlalinin tespit edilmesi, sağlık raporunda tespit edilen hususlar bu sürecin uzun sürmesi hususları da gözetilerek tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesine, sıkıntılarının azalmasına etken olacağı değerlendirildiğinde;

manevi tazminata hükmedilen kişinin cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklanan şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınıp zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir miktar olmasına özen gösterilerek 160.000,00 TL manevi tazminatın davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde 25.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiz talep etmiş ise de, davacının tutuklandığı tarih 28.06.2014 olduğundan faiz başlangıç tarihi tutuklandığı tarih olarak tespit edilerek 160.000,00 TL manevi tazminatın 28.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Davacının İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/37 E., 2012/166 K. sayılı dosyasında yargılandığı, yargılama sonucunda 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.12.2013 tarih ve 2013/8851 E., 2013/14876 K. sayılı kararıyla mahkumiyet kararının onanmasından sonra 28.06.2014 tarihinde hükmün infazına başlandığı, Anayasa Mahkemesinin 09.01.2015 tarihli kararıyla hak ihlali olduğuna karar vermesi üzerine İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2015 tarihli kararıyla serbest bırakıldığı, aynı Mahkemenin 29.01.2016 tarih ve 2015/179 E., 2016/46 K. sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği,

hükmün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 03.05.2016 tarihinde süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının 28.06.2014 - 12.01.2015 tarihleri arasında 198 gün hükümlü olarak cezaevinde infaz gördüğü beraat ettiği, dava dilekçesinde dava süresince hakkı olan ve gönderilme ihtimali çok yüksek yurtdışı daimi görevlere gönderilmemesi nedeniyle uğradığı zarar, Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstütüsü'ndeki sosyoloji yüksek lisansını yaşadığı moral çöküntüsü nedeniyle bitiremediğinden 1 yıl erken terfi edememesinden kaynaklanan maaş kaybını,

sınıf subayı olarak tuğamiral rütbesine kadar terfisi mümkün olması ve tuğamiral rütbesinin sonuna kadar meslekte kalması durumunda ilave görev süresi minimum 6 yıl ve bu rütbeden emekli olması durumunda meydana gelen maaş farkı olarak alacağı kaybının, çocuğunun tedavi masraflarını, akrabaların ziyaret masrafları talep edilmiş ise de, muhtemel zarar kapsamında bu taleplerin maddi tazminat konusu olamayacağı, davacının hükümlü olduğu dönemde eksik aldığı maaş ve özlük haklarının geri ödemesinin 25.03.2016 tarihinde yapıldığının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın yazı cevaplarından anlaşılmakla,

ilk derece mahkemesinin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Mahkemece tayin olunan manevi tazminatın ise cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklamanın şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve haksız tutukluluğun gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü de göz önünde alındığında tutuklu kalınan süre ile orantılı ve makul bir miktar olmadığı kanaatine varıldığından; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarih, 2016/205 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 28.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazine idaresinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas, 2016/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçundan 28.06.2014 - 12.01.2015 tarihleri arasında 198 gün hükümlü olarak cezaevinde kaldığı; yapılan yeniden yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden

Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 47.530,00 TL olduğu; açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçundan 28.06.2014 - 12.01.2015 tarihleri arasında 198 gün hükümlü olarak cezaevinde kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 40.000,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden

1.Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak;

bu aralıktan fazla hesaplanan nisbî avukatlık ücreti yerine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücret olan 4.360,00 TL ve davacı lehine bölge adliye mahkemesi duruşma vekalet ücreti olan 1.090,00 TL olmak üzere toplam 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden

Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/2401 Esas, 2018/3226 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden

Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/2401 Esas, 2018/3226 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan vekalet ücretine ilişkin "4.750" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "5.450,00" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4982, K. 2023/3966, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Dava Konusu
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden
  10. B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
  11. V. Karar
  12. A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden
  13. B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4982
Karar No
2023/3966
Tarih
16 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4982 K.2023/10123
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4983 K.2023/11063
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4983 K.2023/5975
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/4983 K.2023/7229
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4984 K.2023/5833
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4986 K.2023/8437

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.