İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/5132 Karar: 2024/52 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5132 K.2024/52

12. Ceza Dairesi 2023/5132 E. , 2024/52 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 532

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/5132 E. , 2024/52 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 532

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/5132 E. , 2024/52 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 39.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/10/2015 tarihli ve 2013/1112 Esas, 2015/911 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve E sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.İstanbul Anadolu 39.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/10/2015 tarihli ve 2013/1112 Esas, 2015/911 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 11/01/2022 tarihli ve 2020/3639 Esas, 2022/92 Karar sayılı ilâmıyla, duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimat mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, 5271 sayılı Kanun'un 196/2.maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeni ile sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Dairemizce verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama üzerine, İstanbul 39.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2023 tarihli 2022/198 Esas, 2023/74 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında, taksirle yaralama öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, E sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23/06/2023 tarihli ve 2023/58676 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından bahisle hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanığın sevk ve idaresinde bulunan ... plakal...ı DAF marka çekici ile seyir halindeyken kavşağa geldiğinde dönüşe başladığı, yapmış olduğu dönüş sonucunda aracın sol tarafı ile ölen ...'ya çarpıp ölenin çekicinin tekerlekleri altına düşmesine sebebiyet verip arabanın altında 40 cm kadar sürükledikten sonra dışarıdan gelen uyarılan sonucunda öleni fark edip aracı durdurduğu. Alınan bilirkişi raporu içeriğine göre meydana gelen kazada sanığın asli kusurlu, ölenini tali kusurlu olduğunun belirlendiği." belirtilmiştir. 2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, trafik kalabalık olduğundan yavaş yavaş ilerlediğini, kendisinin sağa doğru döndüğünü ve önündeki aracın hareket etmesinin akabininde kendisinin de hareket ettiğini bu esnada etraftan insanların dur işareti yapması ve seslenmesi üzerine camdan baktığında aracın sol tekeri altında insan ayağı gördüğünü ve araçtan indiğinde şahsın aracın altında yatmakta olduğunu, meydana gelene kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3.Katılanlar, şikayetçi olduklarını ve katılma talebinde bulunduklarını beyan etmiş olup haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Kaza tespit tutanağında, olay anında gün durumunun gündüz, havanın açık, zeminin kuru, bölünmüş tek yönlü cadde, yolun meskun mahal içerisinde ve asfalt kaplama olduğu ile sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinde düzenlenen sürücülerin asli kusurlarından "manevraları genel şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. 5.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 17/03/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki çekici ve arkasına takılı olann yarı römork ile gündüz vakti, bölünmüş yolda seyri sırasında kavşak mahalline geldiğini dikkate alıp sağa manevra ile dönüşe geçmeden önce görüş alanını yeterince kontrol altında bulundurması, sağa manevrayı dar kavisle yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüz şekilde seyrettiği anlaşılan sanık sürücü ...'nın meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğu, ölen yaya ...'nun gündüz vakti, bölünmüş yolu takiben gelip kavşak mahallinde sağa manevra ile dönüşe geçen sanık sürücü yönetimindeki aracın hız ve mesafesini gözetmeden kaplama içerisinde kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde bulunduğu anlaşıldığından meydana gelen olayda tali kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6.Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2011 tarihli ölü muayene tutanağında, yaya ...'nun ölümünün trafik kazası sonucu genel beden travmasına bağlı olarak meydana geldiği belirtilmiştir. 7.Sanık ...'ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hukuka aykırı olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B.Sanığın, meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından bahisle hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, E sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle, İstanbul 39.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2023 tarihli 2022/198 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 4. paragrafında yer alan "Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına (Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesine)" ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla