Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5137 E. , 2023/2577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/601 E., 2023/104 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5137 E. , 2023/2577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/601 E., 2023/104 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2012/152 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2012/152 Esas, 2015/180 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara katılan vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.07.2015 tarih ve 2015/506 Değişik İş sayılı kararı ile hükmün açılanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılmış ve dosya gereği için mahkemesine gönderilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/469 Esas, 2015/624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/469 Esas, 2015/624 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2019/13358 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı ile uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği ve uzlaşma sağlanamazsa basit yargılama usulü bakımından değerlendirme yapılması gerektiği gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 5. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/294 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararı doğrultusunda uzlaşma işlemlerinin yapılabilmesi için kamu davasının durmasına karar verilmiştir. 6. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.07.2023 tarihli ve 2023/30482 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusuru olmadığına, verilen cezanın çok olduğuna, sürücü belgesinin geri alınmasının hukuka aykırı olduğuna ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Tüm dosya kapsamına göre; sanığın sevk ve idaresindeki 34 YR 0782 plaka sayılı araçla olay günü saat 23:00 sıralarında Sultangazi Caddesinde seyrederken kontrolsüz kavşağa yaklaştığında sağ taraftan Tekin sokak yönünden gelen katılanın kullandığı ...... plaka sayılı motosikleti görmesi üzerine aniden fren yaptığı, ancak aracın bu şekilde on metre sürüklenerek sol ön kısmından motosiklete çarpması sonucu, motosikletin dönerek devrildiği, savrulup sürüklenmesi sırasında katılanın taşıt yoluna düşerek motosikletle kaldırım kenarına sıkıştığı, bu kaza sonucunda katılanın yaşamsal tehlike geçirdiği, sol bacakta ağır (5) derecede kırık oluştuğu ve bu sol bacağı dizaltı amputasyona bağlı arızasının uzuv tatili niteliğinde olduğu ATK Kartal Şube Müdürlüğünün raporu ile anlaşılmıştır. Kazadan sonra katılan ve sanık hakkında düzenlenen alkol raporlarına göre sanığın alkolsüz, katılanın ise 0,20 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce mahalinde keşif yapılmış düzenlenen bilirkişi raporuna göre; katılanın Tekin sokaktan Sultangazi Caddesine girerken bu caddeden gelen aracın hızını ve uzaklığını dikkate almayıp, araca ilk geçiş hakkını vermeyerek geliş hızıyla kavşağa girmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanığın ise kontrolsüz kavşağa girdiği esnada hızını azaltmadığı, geliş hızıyla kavşağa girdiği ve motosiklet sürücüsünü farla yada klaksiyon çalarak uyarmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce Sultangazi caddesiyle Tekin sokak hakkında suç tarihi itibariyle anayol-taliyol hususunda İBB Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Müdürlüğüne sorulmuş ilgili kurumun 09/04/2014 tarihli cevabi yazısında Sultangazi caddesinin Tekin sokağa göre anayol konumunda olduğu, anayol-taliyol düşey işaretlemelerinin kaza tarihinde ve halen yerinde mevcut olduğu bildirilmiştir. Dosya daha önceki bilirkişi raporuna itiraz üzerine mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve ilgili dairece düzenlenen 20/04/2015 tarihli raporda da katılanın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, sanığın ise tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Böylece tüm dosya kapsamına göre sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak tali kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda katılanın yaralanması eyleminden dolayı kusur durumu, olayın özelliği, sanığın şahsi ve sosyal durumu ile katılanın yaralanmasının derecesi nazara alınarak eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilirken takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, kaza sonucunda katılandaki yaralanmanın uzuv tatili niteliğinde olması sebebiyle cezasında bir kat arttırım yapılmıştır. Ayrıca sanığa verilen cezada TCK nın 62 maddesi uyarınca da takdiri indirim yapılmış ve daha evvel mahkememizce hakkındaki hükmün CMK nın 231 maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; katılan vekili tarafından bu karara karşı itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 10.Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş olmakla bu yönde yapılan yeniden yargılama sırasında sanık katılan tarafından haklarında Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davasının açıldığını bu şekilde zararını karşılayabilecek olduğunu, kendisinin tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını belirtmiş olması karşısında, katılanın olay nedeniyle uğradığı zararın giderilmediği anlaşılmakla bu defa sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş, ancak koşulları oluşmakla hakkındaki hükmün TCK nın 51. Maddesi uyarınca ertelenmesine dair karar verilmiştir." denilmiştir. 2. 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Sanık aşamalarda kazada kusuru olmadığını beyan etmiştir. 4. Müşteki aşamalarda şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 5. Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 30.01.2012 tarihli ve 05.04.2012 tarihli raporlarında müştekinin yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, 5. derece kemik kırığına neden olduğu ve diz altı ampütasyonun uzuv tatili niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 6. Kaza anında olay yerinde bulunan tanık.... Ve ....'nün olaya ilişkin beyanları dosyada mevcuttur. 7. Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından keşif sonrası aldırılan 18.02.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 26.11.2015 tarihli raporda sanığın hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle tali kusurlu olduğu, katılanın ise geçiş önceliğini sanığa vermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 8. Kolluk tarafından düzenlenen olay yeri krokisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Müdürlüğü 09.04.2014 tarihli kazanın meydana geldiği kavşağın kollarının anayol tali yol işaretlemelerine ilişkin yazısı, sanığın alkolsüz olduğuna dair kaza sonrası alınan alkolmetre çıktısı ve Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Alkolmetri Şubesi'nin 19.10.2011 tarihli katılanın 0.20 promil alkollü olduğunu gösterir raporu dosya içerisinde yer almaktadır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemece olayın kabulünde ve kusur tayininde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A) Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak etkili fren tedbiri alamayan sanığın tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Doğrudan sanık tarafından giderilen bir zarar bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. B)Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenemesine ilişkin hükümlerin sanığın koşulları taşıması halinde uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu ve mahkemece takdiren bu hükümlerin uygulandığı anlaşılmakla, katılan vekilinin bu hususa ilişkin bozma istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.