Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5549 E. , 2023/5588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3349 E., 2023/1096 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 s
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5549 E. , 2023/5588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3349 E., 2023/1096 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2020 tarihli ve 2021/786 Esas, 2022/969 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 24.04.2023 tarihli, 2022/3349 Esas, 2023/1096 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası karşılığı 9.100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.07.2023 tarihli 2023/65519 sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin kusur raporuna itiraz edildiğine, sanığın kusursuz olduğuna ve hakkında beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: 1. Mahkeme gerekçesinde; ''.. Katılan sanık ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucunda, katılan sanıklar ve katılan ...'ın doktor raporunda belirtilen şekilde yaralandıkları, soruşturma aşamasındaki kaza tespit tutanağında sanık ...'ün 2918 sayılı kanunun 57/1-a kuralını ihlal ettiği, müşteki sanık ...'in de 2918 sayılı kanunun 52/1-a maddesini ihlal ettiği, ayrıca müşteki sanık ...'nin 0,72 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, kovuşturma aşamasında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/09/2021 tarihli raporunda da sanık sürücü ...'in tali kusurlu olup, sürücü ...'in asli kusurlu olduğu kanaatine varılarak rapor tanzim edildiği anlaşılmakla, sanık ...'in alkollü olması sebebiyle bilinçli taksirle yaralama suçunu işlediği, sanık ...'ün ise taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçunu işlediği, tüm dosya kapsamı itibariyle, sanık savunmaları, katılanın beyanı, ATK Raporu, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi, kaza tespit tutanağı, görüntü inceleme tutanağı ile sabit olan, sanıkların eylemlerine uyan şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir. 2.Sanık "ben Samsun istikametinden gelip yol üzerinden bulunan bir setten karşı yola geçip otogara girecektim. Yolu kontrol ettim yavaşladım. Dikkatli geçin şeklinde trafik lambası sarı da yanıp sönüyordu tam geçerken çarptım. Karşı yönden gelen araç süratli idi. Hava da sis vardı ben geçerim diye düşündüm. Ancak araç bana gelip çarptı. Ben hafif şekilde yaralandım. Aracımda tek başıma idim. Ben herhangi bir şekilde alkollü değildim. Şikayetçi katılma talebim vardır. Hakkımda ceza verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır." şeklinde savunmada bulunmuştur. 3. Kaza tespit tutanağına göre, sanık ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendini ihlal ettiği, diğer sürücü ...'in 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendini ihlal ettiği ve 0,72 promil alkollü olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkeme aşamasında keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre, sanık ...’in 2918 sayılı Kanun’un asli kusurlardan sayılan kavşaklarda geçiş hakkı ile ilgili kuralların belirtildiği 57 nci maddesinin (a) bendini ihlal ederek asli kusurlu olduğu, diğer sürücü ...’in yaya geçidi bulunan kavşak içerisinde 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak kuralını ishlal ederek tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi 30.09.2021 tarihli adli rapora göre, a- Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde, seyir yönüne fasılalı ışığın yandığı kavşağa hızını azaltarak müteyakkız şekilde yaklaşması gerekirken, seyir hızıyla kontrolsüz şekilde gelerek, karşı istikametten gelen ve kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayarak sola doğrultu değiştirip dönüşe geçen minibüs ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu, b-Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki minibüs ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde, fasılalı ışığın yandığı kavşakta müteyakkız davranması, sola dönüş yapmadan önce karşı yönden gelen trafiği iyice kontrol edip ilk geçiş hakkını karşı yönden gelerek doğru seyredecek araçlara bırakacak şekilde uygun zamanda dönüşünü yapması gerekirken, aksine karşı yönden yaklaşmış otomobile rağmen, dikkatsiz ve kontrolsüz biçimde sola doğrultu değiştirip dönüşe geçmesi sonucu, önünü kapatıp ilk geçiş hakkını vermediği sürücü ...'in kullandığı bu otomobil ile çarpıştığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6. Dosya kapsamında katılan sanık ...'in olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike geçirecek ve vücudunda 6. Derecede kemik kırığı olacak şekilde nitelikli yaralandığı, katılan ... Batlıcanlı'nın da olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike geçirecek ve vücudunda organ kaybı olacak şekilde nitelikli yaralandığına ilişkin raporların bulunduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Ceza Dairesi'nin gerekçesinde; ''...Katılan sanık ...'in eyleminin taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğunun kabuli ile TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak 3000 TL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen hükümde oluş, sübut ve nitelendirme bakımından herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ancak; sanığın asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında bir kişinin hayati tehlike geçirecek ve AĞIR (6) derecede kemik kırıklarına neden olacak şekilde, bir kişinin de yine hayati tehlike geçirecek ve organ kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olması karşısında taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1, 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı kanunun 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde maddede ön görülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,.... Hukuka aykırı olduğundan, hükümlerin CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına, ... katılan sanık ...'in işlediği sabit olan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan CMK'nın 283/1 maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek cezalandırılmalarına, sanığın katılanların zararlarını karşılamadığı anlaşıldığından hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanısı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." denilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. 1.Kaza tespit tutanağının, kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunun ve Adli Tıp Kurumu Ankara İhtisas Dairesinden alınan raporların oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamış olup; tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayin edilmiş olup hükümde bu yönü ile de bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir. 2.Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2020 tarihli 2021/786 Esas, 2022/969 Karar sayılı kararının sanık ... ve katılan sanık ... tarafından istinaf edildiği, katılan sanık ...'in kendisinin mahkumiyetinin yanında sanık ...'in kusur durumunu da istinaf ettiği ve sanık ... hakkında kazanılmış hak oluşmadığı hususunun, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nce yeniden kurulan hükmünde dikkate alınmadığı, sanık ... hakkında meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğundan cezada orantılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle yeniden ceza tayin edildiği ancak sanık ... hakkında neticeten kurulan 9.100 TL adli para cezasının sanığın kazanılmış hakkı bulunmamasına rağmen 3.000TL adli para cezası olarak infazına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu konuda katılan sanık ...'in aleyhe temyizi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 3. Dairemizin istikrar kazanan kararlarında vurgulandığı üzere; sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi, kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın (B), (B1), (D1), (F), (M) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki minibüs ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75 inci maddesi uyarınca minibüs kullanacaklara verilen (D1) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasının amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de tespit edilen hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) nolu bentte açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.04.2023 tarihli 2022/3349 Esas, 2023/1096 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin "(D1) sınıfı sürücü belgesinin" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.