Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/5527 E. , 2025/1926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/39 E., 2023/130 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; dava
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/5527 E. , 2025/1926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/39 E., 2023/130 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutuklama sebebiyle 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.685,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 1.546,61 TL maddi, 2.400,00 TL manevi tazminatın tutuklama itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/396 Esas, 2006/49 Karar sayılı dosyasında, davacının kasten öldürme, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 20.10.2003 – 07.02.2005 tarihleri arasında 476 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 285,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 20.03.2006 tarihinde kesinleştiği, dosyanın diğer sanıkları tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2014/5299 Esas, 2015/1165 Karar sayılı ilamı ile davacı (sanık) hakkında kasten öldürme, kasten yaralama suçlarından açılan davalarla ilgili hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/5 Esas, 2013/156 Karar sayılı ilamı ile davacının kasten öldürme suçundan beraatine, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın 03.03.2015 tarihinde kesinleştiği, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi ile mahkemenin bu suç bakımından dosyadan el çektiği, bozma kararından sonra aynı suç için verilen düşme kararının yok hükmünde olduğu, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü uyarınca bir kısmının mahsuba konu yapıldığı, 20.08.2004 - 07.02.2005 tarihleri arasındaki 171 gün tutukluluk süresi için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu; kasten öldürme, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 20.10.2003 – 07.02.2005 tarihleri arasında 476 gün kalan davacının 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.546,61 TL maddi, 2.400,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, hükmedilen toplam 3.946,61 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.