İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/5713 Karar: 2024/8142 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5713 K.2024/8142

12. Ceza Dairesi 2023/5713 E. , 2024/8142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/799 E. 2023/534 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurula

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/5713 E. , 2024/8142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/799 E. 2023/534 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurula

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/5713 E. , 2024/8142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/799 E. 2023/534 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarih, 2015/160 Esas, 2015/536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 03/11/2022 tarih, 2020/3514 Esas, 2022/8038 Karar sayılı bozma ilamında; "03/11/2014 tarihinde yapılan inceleme ile III. Derece arkeolojik sit alanı içerisindeki 156 ada 14 parsel nolu taşınmazda yapılan inşaat sırasında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli su kanalının ortadan kaldırılarak tahrip edildiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında, dava konusu yeri yatırım maksatlı olarak aldığını, ...’in de kendisini buraya inşaat yaptırmak yönünde yönlendirdiğini, söz konusu yeri bir kez gördüğünü, herhangi bir inşaat işi veya kazı yapmadan burayı ...’a sattığını beyan ettiği, ...’in tanık sıfatıyla verdiği beyanında; dava konusu yeri ... ile birlikte yatırım amaçlı satın aldıklarını, ...’in burayı bir kez gördüğünü, daha sonra ... ile anlaşarak ...’e başka yerden daire verdiğini, ...’in inşaat ile ilgili herhangi bir durumu olmadığını inşaatı bizzat kendisinin yürüttüğünü belirttiği dosya kapsamında, dava konusu yeri 30/04/2014 tarihinde sanık ...’in satın aldığı, ... tarafından 29/05/2014 tarihinde noter aracılığı ile dava konusu yer ile ilgili ...’a vekaletname verildiği, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 30/09/2014 tarih 3047 nolu kararı ile dava konusu yere ilişkin yapılanma projesinin uygun olduğuna karar verildiği, 03/11/2014 tarihinde Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor ile su kanalının tahrip edildiğinin tespit edildiği, 12/11/2014 tarihinde de dava konusu taşınmazın ... tarafından ...’a tapuda devredildiği, mahkemece ... hakkında gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dava açıldığı anlaşılmakla, ... hakkında açılan kamu davası ile eldeki dava birleştirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2023 tarih, 2022/799 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 04.09.2023 tarih, 2023/93629 sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, yapılan yargılama ve dosya kapsamı içindeki yazılı ve sözlü deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... ile ...'in suç tarihinden önce inşaat yapmak üzere edindiği taşınmazda dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre inşaat ruhsatının mevcut mimari projeye göre verildiği sanığın koruma kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında inşaat yaptırması ve projede su kanalına ilişkin bir ibare olmamasına rağmen Koruma Kurulu tarafından onaylanması nedeniyle inşaat ruhsatının mevut mimarı projeye göre verildiği tespit edilmekle, suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bozma ilamı sonrasında Dairemiz bozma ilamında belirtilen ... hakkında açılan dava ilişkin dosyanın temyiz incelemesinde olduğundan sonucunun beklenilmesine karar verilmiş olup, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada; ... hakkında açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince sanığın beraatine karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10.Ceza Dairesinin 21/02/2019 tarih, 2018/2741 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 17/02/2022 tarih, 2021/6519 Esas, 2022/1170 Karar sayılı ilamı ile kararın; "Sanık ...’ın dava konusu taşınmazı tapuda 12.11.2014 tarihinde ...’dan satın almak suretiyle edindiği, ...’ın da 30.04.2014 tarihinde edindiği, ancak sanığın aşamalardaki beyanlarında, dava konusu taşınmazı ... ile beraber inşaat yapmak için aldıklarını, ancak tapu kaydını ... adına yaptırdıklarını, daha sonra ...’in inşaat düşüncesinden vazgeçmesi nedeniyle kendisine başka bir daire vererek taşınmazı tapuda üzerine aldığını, inşaata ilişkin projenin onaylandığını ve yapının ruhsatlandırıldığını, taşınmazı aldıklarında arsa içerisinde bulunduğu belirtilen su kemerinin olmadığını beyan ettiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi heyeti raporu ile de; dava konusu taşınmaza ilişkin ruhsata esas mimari projenin incelenmesinde, mimari projede, parsel içerisinde bulunduğu belirtilen su kanalını koruma amaçlı herhangi bir proje detay çizimi ve herhangi bir ibarenin olmadığı, inşaat ruhsatının mevcut mimari projeye göre verildiği hususunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında inşaat yaptırması ve projede su kanalına ilişkin bir ibare olmamasına rağmen Koruma Kurulu tarafından onaylanması nedeniyle suç kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 03/11/2022 tarih, 2020/3514 Esas, 2022/8038 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla