KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/6049 E., 2024/7716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1899 E., 2023/387 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Avukatlık Kanunu'nun 59/5. Maddesi (Ek fıkra: 11/7/2020-7249/10) uyarınca 'Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz' bağlamı gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1, 50. ve 52. maddeleri uyarınca 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün düzeltilerek sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye dayalı gerekçesiz hüküm kurulduğuna, sanığın suç işleme kastı ve maksadı bulunmadığına, maddi gerçeğin araştırılmadığına, özel kast sebebi olan ısrar unsurunun subüta ermediğine , vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın borçlu ve avukat olan sanığın alacaklı vekili olduğu, katılana ve yakınlarına bahse konu borcun ödenmesi gerektiğinden bahisle defaatle mesaj atmak suretiyle rahatsızlık verildiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında esas yönünden herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, vekalet ücreti bakımından düzeltilerek sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6049, K. 2024/7716, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama