KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/6075 E., 2025/3668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/513 E. 2023/500 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2014 tarih, 2011/556 Esas, 2014/381 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, beraatlerine karar verilmiştir.
2. Dairemizin 21/06/2018 tarih, 2015/16602 Esas, 2018/6921 Karar sayılı bozma ilamında.
"Sanıkların, kentsel sit alanı içerisinde yer alıp, 2. grup korunması gerekli kültür varlığı niteliğiyle tescilli olan “kargir iş hanı” vasıflı taşınmazda bağımsız bölüm maliki oldukları, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne sunulmak üzere tanzim edilen 10/03/2011 tarihli uzman raporunda, söz konusu taşınmazın giriş katında ticari amaçlı düzenlemeler yapılarak,
iki adet taşıyıcı duvarın kaldırıldığının, yapının giriş katından üst katlara ulaşmak için demir merdiven sistemi inşa edildiğinin, 1968 tarihli rölövede görülen kademeli son iki katının camekanla kapatılarak mekana eklendiğinin, giriş kat cephesinin onaylı projesine aykırı olarak değiştirildiğinin, giriş katta ticaret amaçlı kullanılan kısmın üstünde kalan pencere açıklıklarının kapatıldığının, zemin ve asma katlarda yer, duvar ve tavan kaplamalarının değiştirilmek üzere söküldüğünün, elektrik tesisatının değiştirilmek üzere hazırlandığının ve alçıpan malzeme ile bölümler oluşturulduğunun,
giriş kısmından diğer katlara ulaşılmasını sağlayan çelik merdiven eklendiğinin belirtildiği, Beyoğlu Belediye Başkanlığınca düzenlenen 13/03/2012 tarihli 1 no'lu yapı tatil tutanağında da, zemin katta dükkan girişinin değiştirildiği, arka tarafta bulunan dükkanın ara bölme duvarlarında geçişi sağlayan boşluklar oluşturulduğu, 4. normal kat ve 5. normal kattaki terasın camekanla kapatılarak tama iblağ edildiği, ayrıca bina aydınlığına yangın merdiveni yapıldığı hususlarına yer verildiği;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki 23/12/2011 tarihli iddianamede, “taşınmazın onaylı projesine aykırı olarak, son iki katının camekanla kapatılarak mekana eklendiği, giriş kat cephesinin değiştirildiği” şeklinde açıklanan fiillerin dava konusu edildiği, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında düzenlenen 21/02/2013 tarihli iddianame ile, “yukarıdaki fiillere ek olarak, söz konusu taşınmazın bina aydınlığına yangın merdiveni yapıldığı, taşınmazın arka tarafında bulunan dükkanın ara bölme duvarlarında geçişi sağlayan boşluklar oluşturulduğu” şeklinde açıklanan fiiller dava konusu edilirken, sanıklar ..., ... ve ... hakkında, aynı olay nedeniyle daha önce dava açıldığı gerekçesiyle 21/02/2013 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki 21/02/2013 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ya da adı geçen kurumları temsilen hazine vekiline tebliğ edilip edilmediğinin ve dolayısıyla belirtilen kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, 10/03/2011 tarihli kurul uzman raporunda açıklanan müdahalelerden sadece “1968 tarihli rölövede görülen kademeli son iki katın camekanla kapatılarak mekana eklenmesi,
giriş kat cephesinin onaylı projesine aykırı olarak değiştirilmesi” fiilleri dava konusu edilip, diğer müdahalelerin dava dışı bırakılması karşısında, 10/03/2011 tarihli kurul uzman raporu ile belirlenip 23/12/2011 ve 21/02/2013 tarihli iddianamelerde yer almayan müdahaleler yönünden tüm sanıklar hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunularak, dava açılması halinde incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi,
ayrıca, konu ile ilgili olarak Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/15400 sayılı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/40107 sayılı dosyalarında soruşturma yürütülmüş olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, belirtilen soruşturma dosyalarının akıbetlerinin araştırılması;
Daha sonra, kentsel sit alanı içerisindeki tescilli taşınmaza ilişkin olarak, Beyoğlu Belediye Başkanlığında ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar ile taşınmazın tapu kaydı getirtilip, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılması,
10/03/2011 tarihli kurul uzman raporu ile 13/03/2012 tarihli 1 no'lu yapı tatil tutanağında açıklanan her bir müdahalenin, taşınmazın hangi bağımsız bölümünde veya ortak alanında gerçekleştirildiğinin, kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik veriler ile tüm dosya birlikte değerlendirilerek ayrı ayrı yapılış zamanlarının, bahse konu müdahaleler nedeniyle tescilli kültür varlığında zarar meydana gelip gelmediğinin, kültür varlığının özgünlüğünü kaybedip kaybetmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi,
tespit edilen müdahale tarihleri itibariyle her bir bağımsız bölümün fiilen kimin kullanımında olduğunun araştırılması, böylece suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamı sonrası mahkemece bozma ilamı doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmuş olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/216515 soruşturma nolu, 2021/30172 iddianame nolu, 16.11.2021 tarihli iddianamesi ile tüm sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, dosyanın İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1256 Esasını aldığı ve 06.12.2021 tarihinde asıl dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
4.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarih, 2018/513 Esas, 2023/500 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.10.2023 tarih, 2023/77656 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, bozma ilamı üzerine yapılan suç duyurusu sonrasında sanıklar hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasının iş bu dosya üzerinde birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla bu kapsamda yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işledikleri iddiası ile 2863 Sayılı Kanunun 65/1 TCK'nın 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle mahkememize kamu davaları açılmış ise de; dava konusu suç tarihinin 10/03/2011 olduğu, dolayısıyla dava konusu suç için TCK'nın 66-67 maddelerinde öngörülen olağanüstü zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeni ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dairemizin 21/06/2018 tarih, 2015/16602 Esas, 2018/6921 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Mahkemenin hüküm tarihi itibariyle, 10/03/2011 tarihinde tespit edilen eylemler açısından 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin, 13/03/2012 tarihinde tespit edilen eylemler açısından da 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6075, K. 2025/3668, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama