Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6531 E. , 2026/1163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/157 E., 2016/78 K. SUÇ : Taksirle Öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6531 E. , 2026/1163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/157 E., 2016/78 K. SUÇ : Taksirle Öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 54. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye, 6136 saylı Yasaya muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/4-1 ve TCK'nın 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 54, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve müsadereye karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, doğrudan hapse çevrilerek infaz edilemeyeceği ve anılan düzenleme uyarınca gerekli işlemlerin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve taksirli suçlarda müsadere uygulanamayacağı gerekçeleri ile düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlemediğine, beraatine hükmedilmesi gerektiğine ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın suçu haksız tahrik altında kasten işlediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, Gürcistan'dan çalışmak için kayın biraderi ve bir arkadaşı ile birlikte Türkiye'ye gelen ...'un sanığın yaşadığı evde misafir olarak konakladıkları sırada, aşırı derecede alkollü olan sanığın odasında bulunan tüfeği kontrol ederken kazaen horozunu düşürmesi üzerine tüfeğin ateş alarak odanın kapısında bulunan ...'a göğüs bölgesinden isabet edip ölümüne neden olduğu olayda, asli kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen ve olay sonrası evinde vahim nitelikte olmayan "sürgüsünün sol yan yüzeyinde ...-...-Cal.9mm, sağ yan yüzeyinde 9474 rakam ve ibareleri bulunan, namlusu yiv ve set ihtiva etmeyen, gaz tabancasından dönüştürülün ve yasak olan yarı otomatik tabanca" bulunduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yukarıda mahkemenin kabulüne yer verilen olayda; ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 02.05.2014 tarihli otopsi raporuna göre; ölen ...'e bir adet av tüfeği atışının isabet ettiği, bu atışın öldürücü nitelikte olduğunun, batın ön duvarda sol meme başının 8 cm altında 6'ya 8 cm boyutunda, medial kısmında satellit saçma giriş delikleri bulunan içinden mezenter ve batın içi organların çıktığı av tüfeği toplu giriş deliği olduğunun, atışın önden arkaya soldan sağa seyirli olduğunun, kişinin ölümünün av tüfeği saçma yaralanmalarına bağlı kot vertebra kırıkları ile birlikte çoklu batın içi organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin bildirildiği görülmüştür. 03.03.2014 tarihli olay yeri keşif ve inceleme tutanağına göre; cesedin birinci kat antre kısmının açıldığı balkonda olduğu, cesedin yüz üstü yatar vaziyette olduğu, cesedin sırt kısmında ateşli silah yarası olup olmadığına bakıldığında, herhangi bir yaralanma görülmediği, bunun üzerine cesedin sırt üstü pozisyona döndürüldüğü, üzerindeki elbisenin sol göğüs alt hizasında yırtık olduğu, üzerindeki giysi yukarı doğru çekildiğinde sol meme altında çapı 5 cm civarinda daire șeklinde yaralanma olduğu, yaranın bulunduğu bölgedeki iç yağların ve parçalanan iç organlarının (karaciğer) 5-6 cm çapındaki yaradan dışarı doğru aktğı, akan bölgede yaklaşık 15*20 cm ebadında dairesel kűtle oluşturduğu, aynı șekilde burun üstünde cilt yüzeyini etkileyen yaralanma olduğu, sanığın suçta kullandığı av tüfeğinin birinci kat antre salon kısmında bulunan üçlü koltuk üzerinde, duvara yaslanmış șekilde olduğu, tüfeğin çapıın 12 mm olduğu, tüfeğin çift namlulu olduğu, sağ namlu içerisinde fişeğin patlamamış, sol namlu içerisindeki fişeğin patlamış, boș kartuş olduğu, aynı şekilde birinci kat antre salon kısmında bulunan tekli koltuk minder altında bir adet el yapımı, șarjör ve mermisi olmayan, tabanca olduğu, birinci kat balkon ve balkona açılan salonda çok sayıda boș av tüfeği kartuşu olduğu, aynı șekilde sanığın kaldığı odada TV sehpasının yanında 9 mm çapında daha önceden atılmış boș tabanca fișeği olduğu tespit edilmiştir. Olay sonrası sanık ve ölenin kayınbiraderi olan ...'e olay yerinde tatbikat yaptırıldığı; sanığın tatbikatta, gün boyu ölen ve yanındakiler ile birlikte alkol aldıklarını, ara ara dışarı çıkarak tüfekle atış yaptıklarını, akşam olunca aşırı sarhoş olması nedeniyle ...'in kendisini üst kattaki odasına çıkardığını, çıkarken tüfeğini yanına aldığını, içini doldurduktan sonra TV yanına dayadığını, odada biraz dinlendikten sonra TV izlemek için alt katta bulunan ölen ...'i yanına çağırdığını, ...'in geldiğini ve tüfeği alarak atış yapmak istediğinden balkona çıktığını, iki el ateş ettiğini, daha sonra içeri gelerek tüfek bozuk al düzelt dediğini, tüfeği sanığın dizinin dibine koyarak içki almak için odadan çıktığını, sanığın tüfeğe bakmak için eline aldığında horozların kurulu olduğunu gördüğünü, kurulu halde iken fişeklere bakılamayacağından horozları indirmek için tüfeği dizine dayadığını, sol eli tüfeğin tetik kısmında, sağ eli namlunun altındaki el kundağında ve namlu kapıya yönelik iken bir anda horozun birinin düşmesi üzerine tüfeğin ateş aldığını, kapının açık olduğunu ancak kendisinin tüfeğe baktığını, kapıda birinin olup olmadığını görmediğini, ölenin içki almaya inmesi nedeniyle alt katta olduğunu düşündüğünü, daha sonra tüfeği tekrar duvara dayadığını, oturup öleni beklediğini ancak gelmeyince midesinin de bulanması nedeniyle yatıp uyuduğunu ve olay yerine gelen kolluk tarafından uyandırıldığını anlattığı, tanık ...ın tatbikatta, olay günü sanık ile birlikte yemek yiyip alkol aldıklarını, eniştesi ölen ... ve sanığın tüm gün şakalaştıklarını, bazı şakaların müstehcen olduğunu ve bundan rahatsızlık duyduğunu, sanığın gün içerisinde demir çubukla, baltayla ve silahla kendilerine şakalar yaptığını, bu şakalardan korktuğu için baltayı kendi yatağının yanına sakladığını, silahı ise koltuğun minderinin altına sakladığını, akşam sanık iyice sarhoş olunca onu yatırmak için yukarı çıkardığını, yatağına oturtup indiğini, sanığın tekrar aşağıya inmesi üzerine tekrar çıkartıp odasına bıraktığını, daha sonra sanığın üst kattan eniştesi ölen ...'i yanına çağırdığını, ölenin yukarı çıkmasının hemen ardından bir el çok şiddetli silah sesi duyduklarını, panikle üst kata çıktığında eniştesinin sanığın odanın kapısında yerde yatar vaziyette olduğunu, kendisinin öleni kontrol etmek için başına eğildiği sırada açık olan odanın kapısından yatakta oturan sanığı gördüğünü, sanığın bu sırada "A...na koyduğumun çocuğu, belasını buldu" dediğini, kendisinin korkarak hemen aşağıya indiğini ve diğer arkadaşını da alarak evden kaçtığını, daha sonra yakınlardaki petrol istasyonuna sığınıp yardım istediklerini anlatmıştır. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 05.09.2012 tarihli raporunda; ... Otopsisinde kişinin vücudunda sol kulak önünde 13 cm uzunluğunda yırtık şeklinde ateşli silah giriş rayası görüldüğü, trajesinde temporal kemikte is görüldüğü, tanımlanarak atış mesafesinin bitişik olduğu kayıtlı olmakla birlikte giriş değilği çevresinde alınan saçlı deri ve kemik doku örneklerinin Fizik İhtisas Dairesi tarafından yapılan incelemesinde atış artıkları tespit edilmediği, dosyada mevcut otopsi fotoğraflarının incelenmesinden ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası çevresinde cilt üstünde ve cilt altında atış artıkları görülmediği, kemik dokuda giriş defektinin alt kısmında küçük bir alanda görülen renk değişiminin mermi çekirdeğinin taşıdığı yağ, kir ve metal artıklarından oluştuğunun kanaatine varıldığı dikkate alındığında ateşin uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu mütalaa edilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığı'nın 28.03.2014 tarihli raporunda maktul ...'ın vücudundaki delinme bölgesinde yapılan incelemede yapılan atışın 'yakın atış' olduğu ve 14.05.2014 tarihli raporunda suçta kullanılan av tüfeğinin emniyet sisteminin imal itibariyle bulunmadığı, atışına mani mekanik herhangi bir arızasının olmadığı belirtilmiştir. Sanığın komşusu olan tanık ...'in olay sonrası beyanlarında saat 22.00 civarında sanığın evinden önce iki el atış sesi, yaklaşık 20 saniye sonra ise bir el atış sesi geldiğini, dışarı baktığında ölenin yanında gelen iki kişinin bahçeye çıktıklarını ve bağırdıklarını, bundan 5 dakika sonra ise sanığın kendisini aradığını, telefonu açmaması üzerine tekrar aradığını ancak yine açmadığını, daha sonra sanığın Abdurrahman Kor isimli kişiyi aradığını, o da açmayınca, ... isimli şahsı aradığını ve onunla havadan sudan konuştuğunu duyduğunu anlatmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-2019/518 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: ''Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.'' Tüm dosya kapsamından, tarafların arasında husumet bulunmadığının anlaşıldığı, olayın gelişim şeklinin sanığın ve tanık ...'in anlatımı ile uyumlu olduğu, tanık ...ın sanığın "A...na koyduğumun çocuğu, belasını buldu" dediğine dair beyanını kanıtlar bir delilin mevcut olmadığı, sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair soyut iddialar dışında anılan suçtan mahkumiyetine yeter hiçbir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, ancak; sanığın kendisine ait olan, daha önceden kullandığı ve mekanizması hakkında bilgi sahibi olduğu dolu tüfeği kontrolsüzce kapıya doğrultulmuş şekildeyken horozunu düşürmeye çalışması sırasında ateş alabileceğini öngörmesi gerektiği ve gerekli özeni göstermeyerek neticeye sebebiyet verdiği, bir başka deyişle bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı TCK'nın 54.maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün müsadereye ilişkin 3-c paragrafında yer alan "ile kubuzunun iç kısmında LD 9805 rakam ve ibareleri bulunan 12 kalibre, yan yana iki namlulu yiv set ihtiva etmeyen açık horozlu çifte tabir edilen kırma av tüfeğinin" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.