Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/6577 E. , 2024/3302 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/362 E., 2023/392 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 24.01.2018 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/6577 E. , 2024/3302 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/362 E., 2023/392 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 24.01.2018 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığını, yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılığını, hükmedilen manevi tazminatın ve vekalet ücretinin fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin ve faizin hatalı olduğunu, davacı vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat ettiğinden tazminata hak kazandığını, yerel mahkeme kararının çelişkili olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olanGaziantep Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/363 Esas – 2017/113 Karar sayılı dava dosyasında davacının 21.12.2016 tarihinde gözaltına alındığını, savcılık tarafından propaganda yapmak suçundan tututklama talebiyle İslahiye Sulh Ceza Mahkemesine mevcutlu olarak gönderildiği, İslahiye Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2016 tarihli 2016/174 Sorgu numaralı terör örgütü propagandası yapmak suçundan tutuklandığı, terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından iddianame düzenlendiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan tahliye edildiği,davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, verilen bu karar itirazın reddedilmesi neticesinde 09.11.2017 tarihinde kesinleştiğini, mahkemenin aynı sayılı ek kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sehven karar verilmediği anlaşıldğından ek karar ile beraatine karar verildiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, her ne kadar davacı tarafından terör örgütü üyeliği suçundan haksız olarak gözaltına alınarak tutuklandığı ve bu suçtan beraat ettiğinden bahisle tazminat talebinde bulunulmuşsa da davacının silahlı terör örgütü suçundan gözaltına alınmasının ve tutuklanmasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından tazminat davasının reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2023 tarihli kararıyla; "...Tazminata esas Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/363 Esas – 2017/113 Karar sayılı dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.12.2016-24.12.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltına alındığı, Islahiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından propaganda suçundan tutuklama talebiyle İslahiye Sulh Ceza Mahkemesine mevcutlu olarak gönderildiği, İslahiye Sulh Ceza Hakimliğinin 24.12.2016 tarihli 2016/174 Sorgu numaralı kararında davacı hakkında propaganda suçundan tutuklama kararı verilip, bu suçtan tutuklama müzekkeresi düzenlendiği, propaganda suçundan tahliye evrakı düzenlendiği, yapılan yargılama sonunda davacının tutuklandığı propaganda suçundan mahkumiyetine hükmedilip, 09.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu halde tutuklama dönemi bakımından tazminat istemi yerinde görülmemekle birlikte; davacının dava dilekçesinde beraat ettiği silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tazminat talep ettiğinin anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında sadece silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan gözaltına alındığı ve yapılan yargılama ile bu suçtan beraat ettiği anlaşıldığından davacı bakımından 21.12.2016-24.12.2016 tarihleri bakımından tazminata hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuş,..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.12.2016 – 24.12.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 600,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak,6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.