KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/934 E., 2024/4531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1503 E., 2022/105 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 50. ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 15.03.2021 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucu sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK'nın 123/1, 50. ve 52. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca 1.340 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,
sanık müdafiinin itirazına yönelik inceleme sonunda Yerel Mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında TCK'nın 123/1, 50. ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın suç işleme kastı ve suçun unsurları bulunmadığına,yeterli delil olmadan tek tanık beyanı ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, uzun süreli ilişki sonrası ayrıldığı katılanı sürekli gerek telefonla aramak gerek katılanın yoluna çıkmak suretiyle rahatsızlık veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanık hakkında bozma sonrası basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonucu 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca cezada indirime gidilmesine binaen sanık müdafiinin itirazı üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılamada CMK 252/2-3 maddeleri gereği basit yargılama usulüne göre verilen önceki hükümle bağlı olmayan mahkemenin kararında isabetsizlik görülmemiş olup, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilememiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/934, K. 2024/4531, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama