İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/1019 Karar: 2026/1241 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1019 K.2026/1241

12. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2026/1241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/1206 K. SUÇ : Gizliliğin ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 say

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2026/1241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/1206 K. SUÇ : Gizliliğin ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 say

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2026/1241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/1206 K. SUÇ : Gizliliğin ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi (Ek fıkra: 11/7/2020-7249/10) uyarınca "Avukatların, avukatlık veya ... Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında gizliliğin ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 285/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 12.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın..."1- Sanığın üzerine atılı gizliliğin ihlali suçunun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 2- Sanık kendisini vekil ile temsil ettirmiş ve beraat etmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 10.250,00 TL vekalet ücretinin sanık lehine hükmedilerek hazineden tahsili ile sanığa verilmesine, 3- Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,"" ibareleri eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE...." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, ilk derece mahkemesince sanığın katılanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/175613 Soruşturma Esas sayılı dosyasında 20/11/2019 tarihinde vermiş olduğu ifadeyi kamuoyu ile paylaşması sebebiyle 5237 sayılı TCK. 285/1 amir hükmü kapsamında cezalandırıldığına, sanığın eylemine uyan TCK. 285/4 amir hükmünün cezayı arttıran nitelikli halin varlığının yerel mahkeme tarafından göz ardı edildiğine, yerel mahkemenin beyan ve taleplerini aksine sanığı cezalandırırken cezayı attıran nitelikli halin hükme tatbik edilmemesinin eksik ceza tayinine sebep olduğuna, İstinaf mahkemesince gerekçesiz olarak sanık hakkında beraat yönünde karar verildiğine, sanığın kamuoyu açıklaması yaptığı belge ve beyan delilleri ile sabit iken, sanığın eylemini ikrar etmiş iken istinaf mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı vermesinin hukuka aykırı olduğuna, İstinaf mahkemesince suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmekle beraber suçun hangi unsurlarının oluşmadığı noktasında gerekli açıklamaya ilamında yer vermediğine, gizliliğin ihlali suçunun her türlü yazılı veya sözlü davranışlarla gerçekleşebileceğine, hükmün emsal niteliğini haiz içtihatlara aykırılık oluşturduğuna, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı .../Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı Kanunun 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi kısmen yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla