İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/1299 Karar: 2024/3157 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1299 K.2024/3157

12. Ceza Dairesi 2024/1299 E. , 2024/3157 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/464 - 2015/179 HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İl

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/1299 E. , 2024/3157 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/464 - 2015/179 HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İl

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/1299 E. , 2024/3157 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/464 - 2015/179 HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2018/7529 Esas 2019/2170 Karar sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2018/7529 Esas, 2019/2170 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2019 tarihli ve KD- 2018/84546 sayılı itirazı üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2023 tarihli 2019/12-456 Esas, 2023/457 karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilerek dosya Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Kartal (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2012 tarihli ve 516-601 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 07.12.2018 tarih ve 6071-1183 sayı ile; "Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine" karar verilmesi üzerine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince 12.03.2014 tarih ve 2014/357 değişik iş sayılı karar ile CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca itirazın kabulü ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün kaldırılması üzerine İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesince 02.04.2015 tarih ve 464-179 sayı ile; sanığın TCK'nın 85/1, 62, 53/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluğuna ilişkin verilen hükmün 25.05.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan hükme yönelik Adalet Bakanlığının 15.10.2018 gün ve 94660652-105-34-219-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.10.2018 tarihli ve 2018/84546 sayılı ihbarnamede; "...Dosya kapsamına göre; 1- 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2-5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin üçüncü fıkrasında, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanamayacağının belirtilmesine ve taksirle ölüme neden olma suçundan sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karşın, bu açıklamalara aykırı olarak sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, 3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 18.02.2019 tarihli ve 2018/7529 Esas, 2019/2170 Karar sayı ile; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, sanığın 2 yıl denetim altında tutulmasına ve TCK'nın 53. maddesinde tanımlı hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmesi, somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/464 esas, 2015/179 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE..." şeklindeki kararın isabetli olmadığından bahisle, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Kartal (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2012 tarihli ve 516-601 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 07.12.2018 tarih ve 6071-1183 sayı ile; "Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine" karar verilmesi üzerine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince 12.03.2014 tarih ve 2014/357 değişik iş sayılı karar ile CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca itirazın kabulü ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün kaldırılması üzerine İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesince 02.04.2015 tarih ve 464-179 sayı ile; sanığın TCK'nın 85/1, 62, 53/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluğuna ilişkin verilen hükmün 25.05.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 2. Bu hükme yönelik Adalet Bakanlığının 15.10.2018 gün ve 94660652-105-34-219-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tarihli ve sayılı ihbarnamede; "...Dosya kapsamına göre; 1- 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2-5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin üçüncü fıkrasında, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanamayacağının belirtilmesine ve taksirle ölüme neden olma suçundan sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karşın, bu açıklamalara aykırı olarak sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, 3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 18.02.2019 tarihli ve 2018/7529 Esas, 2019/2170 Karar sayı ile; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Tüm bu nedenlerle; Taksirle öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, sanığın 2 yıl denetim altında tutulmasına ve TCK'nın 53. maddesinde tanımlı hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmesi, somut yasa yararına bozma isteminin CMK'nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/464 esas, 2015/179 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE..." şeklindeki kararın isabetli olmadığından bahisle, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2023 tarihli 2019/12-456 Esas, 2023/457 karar sayılı ilamı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. 4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.02.2019 gün ve 2018/7529 esas, 2019/2170 karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3.İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/464 - 2015/179 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün hak yoksunluklarına ilişkin paragrafının hükümden çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla