KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/1302 E., 2025/2519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1536 E., 2021/102 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli, 2020/20569 Esas, 2020/11280 Karar sayılı ilamıyla; basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması zorunluluğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara katılan vekilinin itiraz etmesi nedeniyle genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 53. maddeleri ve 5237 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, erteleme ve seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin ceza miktarına,
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanığa üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın katılan ile bir süre görüştükleri, ayrılmaları sonrası sanığın katılanın kullanmış olduğu telefon numarasını katılanın istememesine karşın sık sık aradığı ve evinin etrafında dolaştığı olayda katılanı rahatsız eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddelerindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1302, K. 2025/2519, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama