İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/148 Karar: 2026/1051 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/148 K.2026/1051

12. Ceza Dairesi 2024/148 E. , 2026/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E., 2023/174 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yap

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/148 E. , 2026/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E., 2023/174 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yap

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/148 E. , 2026/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E., 2023/174 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 08.06.2023 tarihli bozma ilamı ile "....Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, sanığın birden fazla bilinçli taksir nedeni oluşturacak kural ihlalinde bulunmadığı gözetilmeksizin, 5237 sayılı Yasa'nın 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmüne rağmen azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'in eylemini bilinçli taksir altında gerçekleştiren sanığın cezanın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine; sanık müdafiinin temyiz isteği kusur oranına,eksik incelemeye,bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.01.2021 günü saat 16:00 sıralarında katılan ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile D.40-2 karayolu üzerinde Kelkit istikametinden Şiran istikametine doğru seyir halindeyken ... Beldesi kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre sağ taraftaki tali yoldan sola dönüş manevrasıyla dur işaret levhasına uymaksızın kavşağa giren sanık sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde ve ağır 5 kemik kırığı şeklinde yaralandığı, aracındaki yolcu annesinin öldüğü olayda; Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sanık idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendi yönüne hitap eden "DUR" levhasını dikkate alarak durması, anayol üzerindeki taşıt trafiğine dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması, anayolu takiben kavşağa yaklaşan araçların hız-mesafe durumlarını değerlendişrmesi ve ilk geçiş hakkını sol tarafından kavşağa doğru gelen otomobile verdikten sonra uygun bir zamanda anayola katılması gerektiği hususlarına riayet etmediği, sol taraftan yaklaşan otomobilin varlığına rağmen dikkatsizce manevrayla anayola girmesi akabinde de bu otomobille çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Muhakeme aşamasında ... Devlet Hastanesinden aldırılan, göz hastalıkları uzmanı ve adli tıp uzmanı tarafından tanzim edilen 18/03/2021 tarihli adli rapora göre, katılan sanığın sol gözünün protez olduğunun, sağ gözde ise görmenin 0,4-0,5 olduğunun, tashihle (gözlükle) 0,7 ye kadar düzelebildiğinin, sağ gözdeki arka polar katarakttan dolayı santral (merkezi) görme alanı kaybı olduğunun, 25/12/2015 tarihli sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 5 maddesinin c bendine göre, tek gözü gören kişilerde sağlam gözde görmenin gözlükle veya gözlüksüz tam (1,0) olması gerekmesi nedeniyle mevcut durum itibariyle ehliyet almaya ve araç kullanmaya elverişli olmadığı tespit edilmiş olup Sanık ...'ın bir gözü protez olmasına, diğer gözü ise ehliyet alabilecek ve araç kullanabilecek derecede yeterli olmamasına rağmen, bir kazanın yaşanma ihtimalini öngörebilmesine rağmen kendi yeteneğine güvenerek yola çıktığı ve asli kusurlu olarak bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin ise nitelikli yaralanmasına neden olarak üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla