Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/1621 E. , 2026/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2022 E., 2023/1485 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.10.2023 tarihli ve 2022/20 22... /1485 Karar sayılı kararının; sanık müd
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/1621 E. , 2026/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2022 E., 2023/1485 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.10.2023 tarihli ve 2022/20 22... /1485 Karar sayılı kararının; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 3-e, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ... ...'na yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan TCK'nın 86/2, 3-e,35, 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, sanık ve katılan Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak kazanılmış hakkı gözetilerek 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik olarak 5237 sayılı TCK 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan düşme kararı verildiği, katılan ... ...'na yönelik ise taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli 2021/143 Esas ve 2021/276 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın ve katılan Kurum vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli 2022/83 Esas ve 2022/815 Karar sayılı kararı ile sanık ile müşteki ve katılanın geçmişe dayalı bir tanışıklıklarının olmaması, dosyaya yansıyan bir husumetlerinin de bulunmaması ve olayın kül halinde bilinçli taksir suçunu oluşturacağı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli ve 2022/83 Esas ve 2022/815 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli, 2022/2 00... /209 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.10.2023 tarihli, 2022/2022 Esas ve 2023/1485 Karar sayılı kararların hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, katılan Kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.