İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/1636 Karar: 2026/2036 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1636 K.2026/2036

12. Ceza Dairesi 2024/1636 E. , 2026/2036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1802 E., 2023/1343 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık mü

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/1636 E. , 2026/2036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1802 E., 2023/1343 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık mü

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/1636 E. , 2026/2036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1802 E., 2023/1343 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafiii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın yoldaki çukur nedeniyle meydana geldiğine, sanığın alt sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.02.2016 tarihinde saat 18:55 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 02... plaka sayılı minibüs ile meskun mahal dışında, düz, zemini ıslak, asfalt kaplamalı, aydınlatmasız bölünmüş yolda, yağmurlu havada gece vakti, azami hız limitinin 110 km/saat olduğu devlet karayolunda Adıyaman ilinden Kahta ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp takla atmak suretiyle tek taraflı meydana gelen kazada, şikayetçi olan katılanlar ...'nün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek şekilde, vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) olacak şekilde; ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (2) olacak şekilde ve ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek şekilde, vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) olacak şekilde yaralandıkları olayda; kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu raporunda kazanın oluşumunda sanığın tam kusurlu olduğu, kabul edilmiş sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması ve kazanın oluşumunda yola gereken dikkatini vermeyip, araçta yolcu olarak bulunan yaralıların beyanlarıyla da sabit olduğu üzere hızını ve sürüşünü gece ve yağışlı hava şartlarına ayarlamayıp asli ve tam kusurlu eylemleri neticesinde kendisinden şikayetçi olan üç kişinin ağır şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerektiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde özetle; yol ayrımına rampaya varmadan yolun virajlı bölümünde kullandığı aracın yağış nedeniyle arka kısmının savrulduğunu, kazanın yağış nedeniyle aracın kayması sonucu meydana geldiğini belirtmiş iken; kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında özetle; yolda bir çukur olduğunu, o çukura girdiğinde lastiğinin patlar gibi olduğunu, daha sonra da aracının yolun sağına doğru meyil ettiğini ve yan tarafta bulunan toprak tepelik yerde takla attığını, kusurunun olmadığını beyan etmiştir. Bu beyanlar arasındaki çelişkiler nazara alındığında sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyduğuna ilişkin kanaate varılmadığından TCK'nın 51. maddesinin uygulanmaması gerektiği, ilk derece mahkemesince "sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı" şeklindeki gerekçeye dayanılarak sanık hakkında TCK'nın 53/6 maddesi uygulanmamış ise de, mesleği şoförlük olan sanığın daha ihtimamlı davranması gerekirken, yola gereken dikkatini vermediği, yolcu olarak bulunan yaralıların beyanlarından da anlaşıldığı üzere hızını ve sürüşünü gece ve yağışlı hava şartlarına ayarlamadığı ve aşırı hızlı olduğu, sola tehlikeli viraj yön levhaları bulunmasına rağmen viraja hızla ve kontrolsüzce girdiği ve tüm bu kusurlu hareketleriyle ağır neticelere sebebiyet verdiği anlaşılmakla, açıklanan bu kusurlu hareketler karşısında sanığın sürücü belgesinin alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı gerekçeleriyle duruşma açılmış, sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla