İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/173 Karar: 2024/6803 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/173 K.2024/6803

12. Ceza Dairesi 2024/173 E. , 2024/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2015/949 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kulla

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/173 E. , 2024/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2015/949 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kulla

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/173 E. , 2024/6803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2015/949 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/596 esas, 2015/949 sayılı kararının temyiz edilmeden 14/01/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26/12/2023 tarihli ve 94660652-105-17-20413-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/01/2024 tarihli ve KYB-2024/1788 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/01/2024 tarihli ve KYB-2024/1788 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2019 tarihli ve 2015/596 esas, 2015/949 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; 1-Her ne kadar Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/596 esas, 2015/949 sayılı kararı ile, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılamayacağına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/07/2019 tarihli ve 2019/2700 esas, 2019/12780 karar sayılı ilâmında, "...sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın kesinleşme tarihleri itibariyle (20.05.2014) engel oluşturmaması karşısında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden, daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden dolayı kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,..." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adli sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28/06/2014 ve sonrası olması halinde uygulanabileceği, Somut olayda, suç tarihinin 18/08/2015 olduğu ve adli sicil kaydına göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ezine Sulh Ceza Mahkemesinin 06/07/2010 tarihli ve 2009/308 esas, 2010/302 sayılı kararının yasal değişiklikten önce 13/09/2010 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararın kesinleşme tarihi itibarıyla yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında, adlî sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olacak şekilde başkaca kayıt bulunmayan, hakkında takdiri indirim de uygulanan sanık hakkında, Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/596 esas sayılı dosyasında 24/12/2015 tarihli duruşmada alınan sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiğini açıkça belirttiği nazara alındığında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği cihetle, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, sanığın önceden işlemiş olduğu suç nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve bu kararın da mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmaması sebebiyle, sanığın suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmadığı cihetle, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Adli sicil kaydında 13.09.2010 tarihinde kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydı olan sanığın 18.08.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini sokma suçundan yapılan yargılama neticesinde mahkemece 24.12.2015 tarihinde, sanığın kabul etmemesi gerekçesiyle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği ancak sanığın hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" hükmü uyarınca mahkemenin 24.12.2015 tarihinde verdiği kararda 13.09.2010 tarihinde kesinleşmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının engel teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiğini açıkça belirttiği nazara alındığında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği cihetle, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, Kabule göre ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihinde hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, 25 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/596 esas, 2015/949 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla