İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/2142 Karar: 2025/7476 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2142 K.2025/7476

12. Ceza Dairesi 2024/2142 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1164 E. 2024/198 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma karar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/2142 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1164 E. 2024/198 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma karar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/2142 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1164 E. 2024/198 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Direnme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. Maddesi gereğince Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararının 08.04.2016 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 01.07.2018 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.07.2019 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/1. Maddesi gereğince Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/445 Esas, 2019/694 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/6169 Esas, 2020/1835 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3.Dairemizin 04.05.2023 tarih, 2021/10425 Esas, 2023/1470 Karar sayılı bozma ilamında; "Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince duruşma açılıp, sanığın savunmasının alındığı 31.01.2024 tarihli ve 2023/1164 Esas, 2024/198 Karar sayılı kararı ile 06.07.2020 tarihli ve 2019/6169 Esas, 2020/1835 Karar sayılı önceki kararda direnilmesine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.04.2024 tarih, ... nolu bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; 5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinde; "(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, .......karar verir" şeklindeki düzenlemenin yer aldığı, Aynı Kanun'un "Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek haller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi" başlıklı 303 üncü maddesinde ise; "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hallerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: (a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse," düzenlemesine yer verildiği, Dairece de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-3 59... /528 sayılı Kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip faklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince mahkumiyetine hükmedilen ... Sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatlerine karar verilebileceği" nin belirtildiği, yukarıda zikredilen kanun hükümleri ve Ceza Genel Kurulu kararı ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulmasını içeren görüşüne iştirak edilmeyerek Dairenin ilk kararında direnilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 esas, 2013/525 sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairemizin "Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır." gerekçesine dayanan bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açıldığı, sanığın savunmasının alındığı, dolayısıyla bozma ilamı gereğinin netice itibariyle yerine getirilmiş olduğu göz önüne alındığında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulamasının direnme kararı olarak kabul edilemeyeceği, eylemli uyma olarak kabulü ile hükmü temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla