KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/2575 E., 2025/7130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/941 E., 2023/3112 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi (Ek fıkra: 11/7/2020-7249/10) uyarınca "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, tüm dosya kapsamında sanığın ceza almasına yeterli delil olmasına rağmen Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın borcunun bulunduğundan bahisle avukat olan sanığın sorumluluğunda olan avukatlık bürosu tarafından katılanın üzerine kayıtlı olan cep telefonu numarasının 16.05.2017 ile 16.12.2017 tarihleri arasında 13 kere arandığının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ilgili yazısında sabit olduğu ancak sanığın alacağın tahsili amacıyla aramaları yaptığı, katılanın huzur ve sükununu bozma maksadıyla eylemini gerçekleştirdiğine dair kesin, inandırıcı ve hukuka uygun delil elde edilemediğinden sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılan ile sanık tarafından yapılan görüşmelerin uzunluğu, katılanın da sanığı aramış olması birlikte değerlendirildiğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2575, K. 2025/7130, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama