Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2606 E. , 2024/8013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/318 E. 2024/7 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret , Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2606 E. , 2024/8013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/318 E. 2024/7 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret , Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.836,25 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29/05/2023 tarih ve 2021/8073 Esas - 2023/1887 Karar sayılı ilamıyla: "...davacı hakkında tazminata esas ceza dosyasındaki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, davacı hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiğinin tespit edilmesi halinde; 5271 sayılı Kanun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan açılan kamu davasının akıbeti araştırılarak davacı hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi halinde davacının tutuklu kaldığı sürenin mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden mahkemece yukarıda belirtilen hususlara ilişkin araştırma yapılmadan eksik inceleme neticesinde hüküm kurulması , kabule göre de; maddi tazminatın, davacıların tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden için hesaplanan “4.651,47” TL yerine hatalı hesaplanarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde “4.836,25” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması... " kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 4.651.47 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile birlikte davalı maliye hazinesinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden eksik manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri, avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/100 Esas 2018/23 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçlarından 05/05/2007- 28/03/2008 tarihleri arasında 328 gün tutuklu kaldığı, davacı sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan dolayı Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/100 Esas 2018/23 Karar sayılı dosyası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde davacı sanığın atılı suçtan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02/05/2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/ tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan dolayı verilen tutuklama kararına ilişkin eylem nedeniyle davacı hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/28 E. 2010/154 Karar sayılı dosyasıyla uyuşturucu madde ticaretinden açılan kamu davası neticesinde davacının beraatine karar verildiği, hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından davacı sanığın aleyhine temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 22/11/2017 tarihli 2017/5062 Esas 2017/6334 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulması neticesinde Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davacı sanık hakkında 2019/406 Esas ve 2023/263 Karar sayılı kararı ile atılı suçtan beraatine hükmedildiği, hükmün 01/12/2023 tarihinde kesinleştiği, iki suçtan tek tutuklama müzekkeresi kesildiğinden iki suç da aynı anda infaz gördüğü,bu haliyle mahkumiyet hükmü verilmediğinden davacının tutuklu kaldığı sürenin mahsup edileceği yönünde karar tesis edilmediği, tazminat isteme şartlarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine toplam hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının 19.651.47 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; İlk derece mahkemesince davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkin hükme yönelik istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmesi üzerine kararın yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla; tebliğname de bozma yönünde belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.