Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2704 E. , 2024/5899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1886 E., 2024/142 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, temyizin esastan reddi ile onanması Civil Mağazacılık vekilinin temyiz istemi yönünden; yargılam
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2704 E. , 2024/5899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1886 E., 2024/142 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, temyizin esastan reddi ile onanması Civil Mağazacılık vekilinin temyiz istemi yönünden; yargılama konusu taksirle öldürme suçu yönünden mağdur ve suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, bilinçli taksir uygulanırken 1/2 oranında artırım yapılması gerektiğine, temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, takdirim indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğuna, olayın gerçekleştiği yerde ilk kazadan sonra trafik polislerince yeterince güvenlik önleminin alınmadığına, olayda bilinçli taksir koşullarınını oluşmadığına ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 11.04 sıralarında sanığın idaresindeki yolcu otobüsü ile gündüz vakti meskun mahal dışında 110 km/saat hız limitinin olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında, kendisi ile aynı istikamette seyreden otomobilin saat 10.35 sıralarında direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması şeklinde gerçekleşen kazaya yardım için gelen ve emniyet şeridinde park halinde olan iki ambulansa ve itfaiye aracına direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrilerek çarpması neticesinde 16 kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı, yaralananlardan 18 kişinin nitelikli şekilde yaralandığı olayda, kazaya karışan otobüse ait takografın incelenmesi sonucu düzenlenen raporda, kaza esnasında sanığın hızının 130 km/saat olduğunun tespit edildiği, katılan ... 'in kollukta verdiği ifadesinde, yolcu otobüsünde 2 numaralı koltukta seyahat ettiğini, dinlenme tesisinden sonra sanığın otobüsü kullanmaya başladığını, otobüsü kullandığı süre içerisinde sigara içtiğini ve dikkatsiz tavırlarının bulunduğunu, otobüsün kaza öncesinde 120 km/saat hızla gittiğini gördüğünü, daha sonra otobüsün daha da hızını artırdığını, şoförü uyarmak istediğini ancak uyarmasına fırsat kalmadan şoförün direksiyonu bir eliyle bırakıp sol tarafında bulunan açık camdan dolayı ses çıkaran perdeyi düzeltmek istediğini tam da bu esnada otobüsün hakimiyetini kaybettiğini, otobüsün de hızlı olması sebebiyle aracı toparlayamadığını akabinde otobüsün sağ tarafa doğru devrildiğini ve yatık vaziyette sürüklenmeye başladığını, sonrasında önde bulunan ambulans, itfaiye ve diğer bazı araçlara çarparak durabildiğini beyan etmesi karşısında, seyir güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunan sanığın, tüm bu tehlikeli davranışları gerçekleştirirken kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm ve yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkümiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Katılan ...Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; Civil Mağazacılık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden Kendilerini vekil ile temsil ettiren , katılanlar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderleri fıkrasından önce gelmek üzere hükme ''Katılanlar Güten Erpek ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 29.800 TL maktu tek vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ödenmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.