Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2963 E. , 2025/1264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/234 E., 2024/247 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın;
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2963 E. , 2025/1264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/234 E., 2024/247 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 112,80 TL maddi, 150,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden ve 42.967,38 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının tutuklu kalınan süreler bakımından maddi tazminatın fazla olduğundan 42.959,40 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.02.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 112,80 TL maddi, 284,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden ve 42.967,38 TL maddi, 107.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, bozma ilamına rağmen yerel mahkemece manevi tazminat miktarı yönünden ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücünün düşmesi hususlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin uzun süre tutuklu kaldığını, maddi tazminatın bilirkişiden yararlanılarak hesap edilmesi gerektiğini, haksız yargılama nedeniyle eğitim hakkının elinden alındığını, Yargıtayın örnek kararlarının dikkate alınması gerektiğini, hükmedilen tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davalı kurumun kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Mahkemece; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/204 Esas – 2017/84 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.06.2014 - 16.06.2014 tarihleri arasında 4 gün gözaltında, 04.04.2016-03.10.2018 tarihleri arasında 912 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 25.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142/1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250 TL olduğu anlaşıldığından, kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "42.959,40" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "42.967,38" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Kabul ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı Kanunun 142/9. fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından, kabul edilen tazminat miktarına göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Batman 1. Ağır Ceza mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.