İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2024/3103 Karar: 2024/7900 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3103 K.2024/7900

12. Ceza Dairesi 2024/3103 E. , 2024/7900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/360 E., 2016/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyi

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2024/3103 E. , 2024/7900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/360 E., 2016/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyi

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2024/3103 E. , 2024/7900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/360 E., 2016/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle 15.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, iki tarafın temyiz etmesine rağmen 17.12.2020 tarihli tebliğnamede davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşü üzerine Dairemizin 10.06.2024 tarihli tevdi kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.07.2024 tarihli tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tutuklandığı suçtan tahliye olduğundan tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddi gerekçesinin hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/390 Esas – 2015/367 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve askeri yasak bölgeye girmek suçundan yargılandığını, 12.06.2014- 21.10.2015 tarihleri arasında 496 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.01.2016 tarihinde kesinleştiği, askeri yasak bölgeye girmek suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.01.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, somut olayda sanık hakkında iki farklı eylem nedeniyle dava açıldığı, örgüt üyeliğinden beraat kararı verildiği diğer eylemden ise mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının 3 yıl içerisinde suç işlemem şartına bağlı bir müessese olduğu şayet davacı 3 yıl içerisinde kasıtlı bir suç işlerse geri bırakılan hükmün açıklanacağı, hüküm açıklandığında ise söz konusu gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan TCK'nın 63/1 maddesi uyarınca mahsup edileceği, bu nedenle söz konusu bekleme süresi dolmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilse bile tazminat isteminin olanak bulunmadığı yasa maddesinde bu halin düzenlenmediği sadece örgüt suçundan beraat etmesinin tek başına tazminat hakkına sebebiyet vermeyeceği zira açıklandığı üzere geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda ortada haksız bir yakalamadan veyahut tutuklamadan bahsedilemeyeceği bu nedenle tazminat şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı vekilinin maddi manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma kararına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Davacı hakkında 12.06.2014- 21.10.2015 tarihleri arasındaki tutukluğa ilişkin düzenlenen yakalama, olay, tutuklama ve tahliye müzekkereleri, sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması, davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı, tek tutuklama müzekkeresi ile mi yoksa ayrı tutuklama müzekkereleri ile mi tutuklandığı belirlenerek, her iki suçtan verilen tutuklama kararlarının ikisininde infaz edilip edilmediğinin sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi, 2. Davacı hakkında askeri yasak bölgeye girmek suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının 19.01.2016 tarihinde kesinleştiği, Dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 3 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 3 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, 3.İnceleme aşamasında Uyap sisteminde yapılan araştırmada davacı hakkında Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/310 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğu, bu dosyanın suç tarihinin 12.06.2014 olduğu, suçun ise silahlı terör örgütüne üye olma ve askeri yasak bölgeye girmek suçu olduğu, tazminata esas dosyadaki suçun ve suç tarihinin söz konusu dosya ile aynı olduğundan,Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/310 Esas sayılı dosyanın incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 4. 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, 5. Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6. Kabul ve uygulamaya göre de; davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla