KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/325 E., 2025/8069 K.
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/1057 Esas– 2023/3675 Karar sayılı ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü
Karar Detayı
373 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli 2014/2 32... /5 karar sayılı kararı ile sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre beraatine karar verildiği, katılanlar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 2022/503 Esas,2022/11010 Karar sayılı kararı ile tali kusurlu sanık hakkındaki beraat kararının bozulmasına karar verildiği,
bozma ilamına uyan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.09.2023 tarihli, 2023/1057 Esas,2023/3675 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, sanık müdafinin temyiz istemi üzerine, bölge adliye mahkemesince temyiz isteminin reddine dair 31.10.2023 tarihli ek karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında.
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen.
“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan;
“... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.