Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/342 E. , 2026/3821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1578 E., 2023/1794 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin reddi, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince tensiben ...
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/342 E. , 2026/3821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1578 E., 2023/1794 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin reddi, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince tensiben ... ve ... İl Müdürlüğü'ne iddianeme ekli duruşma gününü bildirir davetiye gönderilmesine karar verilmesi üzerine anılan Kurum vekili tarafından davaya katılma talebinde bulunulmuş, İlk Derece Mahkemesince katılma hususunda bir karar verilmemiş, anılan Kurum vekilinin karara karşı katılma talebini içerir istinaf başvurusunda bulunmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli duruşma hazırlığı tutanağında ... ve ... İl Müdürlüğü'nün davaya katılmasına karar verilmiş olup, sanığın, katılana, katılanın annesine ait olan çıplak görüntülerin gönderilmesinden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında tanımlanan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği iddiasıyla açılan davayı da kapsar şekilde verilen katılma kararının, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/1-d madde, fıkra ve bendindeki; “Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı... ifade eder.” ve 20/2. madde ve fıkrasındaki; “Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükümleri gereğince isabetli olmasından dolayı katılan ... ve ... İl Müdürlüğü vekilinin görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu kabul edilmiş, Tebliğname'deki temyiz isteminin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan 5237 sayılı TCK'nın 225/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-3-4 ve 63. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; hem suçların niteliği hem de mağdura yaşatılanların sonucunun çok ağır olması nedeniyle hükmün alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınırdan kurulması, hiçbir indirim yapılmaması ve sanığın cezalarında daha fazla artış yapılması ile sanık hakkında hapis cezası verilmesi gerektiğine, katılan Kurum lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, verilen mahkûmiyet kararının gerekçesi ve dayanağının açık olmadığına "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılanın annesi ile cinsel birliktelik sonrası çekilmiş olan görüntülerini katılana gönderdiği gerekçesine dayalı olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 225/1. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketler suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık hakkında anılan madde uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Ceza davalarında ücret" başlıklı 14. maddesinin; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." hükmü gereği, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan Kurum lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği; "Katılan ...'nin davaya katılmasının Anayasa ve kanundan kaynaklı koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olması ve suçtan doğrudan zarar gören durumunda bulunmaması nedeniyle katılan kurum lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince hükmedilmesi gereken maktu 9.200,00 TL ile istinaf aşamasında hükmedilmesi gereken maktu 20.400,00 TL olmak üzere toplam 29.600,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Kuruma verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Selçuk Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.