KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3872 E., 2025/2788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/192E. - 2024/251K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/45 E., 2016/156K. sayılı kararı ile sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1 ve 54/1 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiş karara karşı sanık ve katılan vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 08.02.2024 tarihli, 2019/6955 Esas ve 2024/526 Karar sayılı ilamıyla;
" 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, “Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasa'nın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasanın 50 ya da 51 inci maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının …, eski yasa döneminde işlenip, adlî sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı” şeklindeki açıklama karşısında,
sanığın adlî sicil kaydında görülen ve 18/09/2007 tarihinde kesinleşen Karacasu Sulh Ceza Mahkemesinin 10/09/2007 tarihli kararı ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçu uyarınca hükmolunan cezanın 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince verilmiş adlî para cezası olduğu, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12/1-c maddesi uyarınca da cezanın silinme koşullarının oluştuğu ve dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden “Sanığın adli sicil kaydı ile de sabit olan suçlu kişiliği nedeniyle iyi halli olmadığı yeniden suç işleme konusunda eyilimli olduğu,
silinme koşullarının oluşmadığı, vicdani kanaatine varıldığından ve daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53 üncü maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen düşme kararının yerinde olmadığına, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde. "Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı kanuna muhalefet (TCK m.37/1 delaletiyle 2863 sayılı kanun 74/1, TCK m.43/1, 53/1, 54/1) suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de, bu suç için öngörülen zamanaşımının 66/1-e maddesinde 8 yıl olarak düzenlendiği, zamanaşımını son kesen işlemin 17/05/2016 tarihli mahkumiyet kararı verilmesi olduğu,
8 yıllık zamanaşımı süresinin 17/05/2024 tarihinde dolduğu anlaşılmakla" gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşmesine ve suçta kullanılan, Karacasu Adli Emanetinin 2015/127 sırasında kayıtlı 1 Adet 75 Cm Sap Uzunluğu bulunan Kürek, 1 Adet 65 Cm Sap Uzunluğu bulunan Kazma TCK 54/1 maddesi gereğince müsaderesine, Karacasu Adli Emanetinin 2016/9 sırasında kayıtlı 1 Adet Karacasu İlçe Jandarma Komutanlığınca gönderilen ağzı mühürlü koli içerisinde 2 adet alçı kalıbının dosya da delil olarak saklanmasına,
Karacasu Adli Emanetinin 2016/9 sırasında kayıtlı 1 Adet Karacasu İlçe Jandarma Komutanlığınca gönderilen ağzı mühürlü koli içerisinde 1 çift şüpheli ...'dan alındığı belirtilen dil kısmında " PA?S" taban kısmında "...?S Comfort" ibareleri bulunan 42 numara siyah renkli, bağcıkları olmayan yarı bot tipi ayakkabının karar kesinleştiğinde sahibine iadesine, Karacasu Adli Emanetinin 2015/126 sırasında kayıtlı 1 adet Nokia/5130c-2 marka 354317/04/719795/9 imei numaralı sim kartlı Kırmızı Siyah Renkli Nokia Xpress Music ibareli cep telefonu,
1 adet Samsung marka SGH-B130S model 355612/02/149410/2 imei numaralı sim kartlı iyah renkli cep telefonun delil niteliği taşımadığından karar kesinleşmesi beklenmeksizin iadesine" karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3872, K. 2025/2788, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama