KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/3891 E., 2025/6707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/974 E., 2024/1085 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Karar
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, Onama
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutukluluk ve elkoyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı ve elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı vekilinin maddi tazminat talebini atiye bıraktıklarına ilişkin beyanı karşısında maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 28.000,00 TL manevi tazminatın 28.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,
Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 28.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasındaki haksız gözaltı ve tutukluluk için 75.000,00 TL'ye yükseltilmesi, ayrıca 18.07.2016 tarihinde yapılan haksız yakalama işlemi için 350,00 TL manevi tazminatın 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi,
davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, maddi tazminata ilişkin talepleri hakkında karar verilmediğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/6 E., 2019/163 K. sayılı ceza dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 18.07.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında, 28.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasında 221 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 22.10.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı,
gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 28.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasındaki haksız gözaltı ve tutukluluk için manevi tazminatın yükseltilmesi, ayrıca 18.07.2016 tarihinde yapılan haksız yakalama işlemi için manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 378.290,00 TL olduğu; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 18.07.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında, 28.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasında 221 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı vekilinin maddi tazminat talebini atiye bıraktıklarına ilişkin beyanı karşısında maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
28.000,00 TL manevi tazminatın 28.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 28.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasındaki haksız gözaltı ve tutukluluk için 75.000,00 TL'ye yükseltilmesi,
ayrıca 18.07.2016 tarihinde yapılan haksız yakalama işlemi için 350,00 TL manevi tazminatın 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, hükmedilen toplam 75.350,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile hükmedilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/3891, K. 2025/6707, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama