Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/4039 E. , 2026/2702 K. "İçtihat Metni" D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/670 E., 2024/1674 K. SUÇ : Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hü
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/4039 E. , 2026/2702 K. "İçtihat Metni" D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/670 E., 2024/1674 K. SUÇ : Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 180/1, 62/1, 50/4, 52/2. maddeleri uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kazalarda kusuru olmaması nedeniyle beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Gelibolu'da kıyaya yakın deniz sahası içinde sanığa ait "kara midye yetiştiriciliği projesi" isimli su ürünleri yetiştiriciliği tesisinin etrafındaki dubalara 06.09.20 18... .10.2018 tarihlerinde iki farklı balıkçı teknesinin, dubaların herhangi bir ışıklandırma veya uyarı içermemesi nedeniyle dubalara takılması neticesinde, teknelerin zarar gördüğü olayda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 180/1. maddesindeki trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; "Olay tarihinde sanığın belirtilen mevkiide kafes içerisinde midye yetiştiriciliği yaptığı, kafesin üzerinde herhangi bir ışıklı ikaz lambası, reflektör gibi cihazları bulundurmadığı, bu şekilde katılanlara ait teknelerin zarar gördüğü, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut kolluk tespit tutanağı, tanık beyanları, katılanların beyanı nazara alındığında, kafes üzerinde herhangi bir uyarıcı işaretin bulunmadığının tespit edildiği, böylelikle sanığın üzerine atılı TCK'nın 180/1 maddesi kapsamında kalan Trafik Güvenliğini Taksirle Tehlikeye Sokma suçunu işlediği ve atılı suçun sabit olması nedeniyle" şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin TCK'nın 50/1-a maddesi yerine 50/4 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi maddesi gereği hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "50/4" ibaresinin çıkarılarak yerine "50/1-a" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gelibolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.