KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/525 E., 2025/1622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/488 E., 2016/491 K.
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Beraat, Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılan sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar Mehmet ve Nurhan müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi gereğince katılan sanıklar ... ve ... yönünden zamanaşımı son kesen işlemin 05.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu, aynı Kanun'un 67/2-a maddesi gereğince katılan sanıklar ... ve ... yönünden zamanaşımı son kesen işlemin 22.10.2015 tarihli sorgu olduğu,
bu tarihlerden itibaren 8 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğundan katılan sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükümlerin gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/2-d. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince katılan sanıklar hakkındaki kamu davalarının DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/525, K. 2025/1622, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama