Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/896 E. , 2025/6594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2266 Esas 2023/3416 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, örgüte üye olma, görevi kötüye kullanma, HÜKÜM : Ret, düzeltilerek esastan ret, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İlk Dere
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/896 E. , 2025/6594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2266 Esas 2023/3416 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, örgüte üye olma, görevi kötüye kullanma, HÜKÜM : Ret, düzeltilerek esastan ret, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ..., ..., , ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ......, ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca verilen beraat kararına karşı katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi 30.03.2022 tarih ve 2021/277 Esas ve 2022/477 Karar sayılı hükmünün 3 nolu bendinin kamu davasının açılmamış bir suça ilişkin olması nedeniyle tamamen kaldırılmasına, şeklinde düzeltilmesi suretiyle; hükmün CMK 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş olması karşısında, hükmün kaldırılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 223/1. maddesinde sayılan ve duruşmayı sona erdiren hüküm niteliğindeki kararlardan olmaması nedeniyle temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak, Tebliğnameye aykırı, TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILMASINA YER OLMADIĞINA, B. Sanık ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmak ve yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçlarından kurulan hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle; Sanık ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmak ve yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1-b bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1- son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1 de yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268'inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, C. Katılan vekilinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama konusu görevi kötüye kullanma suçu yönünden katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un260/1. fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1-1 uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, D. Katılan vekilinin sanıklar ..., ... hakkında izinsiz kazı yapma suçundan kurulan hükme yönelik ve temyiz istemini incelenmesinde; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 74/1, TCK 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi 30.03.2022 tarih ve 2021/277 Esas ve 2022/477 Karar sayılı hükmünün 5 nolu bendinin tamamen kaldırılarak; yerine; "Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında Kültür Varlığı Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıklar ... ve ...'ya yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ..., ... hakkında kültür varlıkları bulmak amacıyla kaçak kazı yapma suçundan yapılan incelemede sanık ...'ın istikrarlı olarak üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ve soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadesinde bulunduğu kazıdaki talimatları ...'ın verdiğini ifade ettiği, kazıyla ilgili görüşmeleri whatsapp üzerinden gerçekleştirdiklerini, makamında yapılan görüşme sırasında whatsapp görüşmelerini sanık ...'ın sildiğini belirttiği, telefon üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda whatsapp uygulamasının silinmiş olduğunun anlaşıldığı, her şeyi tüm açıklığıyla anlatan sanık ...'ın kendi telefonundaki görüşmeleri kendisinin silmiş olmasının hayatın olağan akışına uymadığı, tanık ...in mahkeme huzurundaki beyanında sanıklar ... ve ...'ın kendi arasındaki görüntülü konuşmaları şahit olduğunu ayrıca sanıklar ..., ... ve ...'ın kazı yapılan alanda gördüğünü, emniyette görevli bir polis memuruna amiriniz kaçak kazı yapıyor neden bir şey yapmıyorsunuz dediğinde o bizim amirimiz karışamayız şeklinde kendisine cevap verildiğini beyan ettiği, gizli tanık ...'nın beyanında kazı yapılan yerde ..., ...'yı gördüğünü, olay yerinde bulunan kişilere kazıyı nasıl yaptıklarını sorduğunda kişilerin kendisine arkasında devlet gücü olduğunu, kim olduğunu sorduğunda komserin olduğunu söylediklerini belirttiği ayrıca sanık ...'ın ...'ı bu işte kullandığını beyan ettiği, sanık ...'ın keşif sırasında verdiği ifadesinde kendisinden boşluk ölçmesinin istenildiğini bu yüzden Buruncuk mahallesindeki yere geldiğini altının boş olduğunun kendisinin söylenmesi üzerine olay yerinden ayrıldığını ikrar ettiği, mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre .................mahallesinde birden fazla farklı tarihlerde kazılmış kaçak kazı yeri bulunmakla beraber tüm kazıların sanıklar tarafından yapıldığının sabit olmadığı ancak sanık ...'ın keşif mahalline gelerek gösterdiği kaçak kazı çukuru incelendiğinde yaklaşık 3-4 metre çapında, 80-110 cm derinliğinde kaçak kazı çukuru olduğu, bölgede 2863 sayılı kanuna göre korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğindeki taş ocağı kalıntılarına rastlanıldığının belirtildiği ayrıca taşınır kültür varlığına da rastlanıldığının gösterildiği ayrıca bölgede bulunan kazılarda zemine zarar verildiği hususuna yer verilmişse de bu tahribin dosyaya konu kaçak kazı yapılırken oluştuğu hususunda şüphede kalındığından yalnızca kaçak kazı eylemine ilişkin yapılan değerlendirmede bilirkişi raporuna göre tescilsiz statüye sahip olmasına rağmen dava konusu kaçak kazıların işlenme şeklinden ötürü kültür varlığı bulmak amacıyla yapıldığına kanaat getirilmiş olduğundan sanıklar ..., ..., ...'nın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olsalar da sanık ...'ın ikrar içeren savunması, gizli tanıklar ... ve ...................n beyanı bu beyanları destekler bilirkişi raporu birarada değerlendirilerek sanıklar ..., ..., ...'nın Kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapma suçunu birlikte müşterek fail sıfatıyla işledikleri sabit olduğundan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi gereğince ve 2863 sayılı yasanın 74/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarih 2021/277 Esas 2022/477 sayılı kararı ile sanık ... ve ...'nın 2863 sayılı Kanun 74/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmişse de; 5271 Sayılı Yasanın 58/5 maddesi gizli tanıklığa ilişkin :".... ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir." hükmü karşısında, sanık ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan dolayı, ... hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüte üye olma suçundan dolayı ilk derece mahkemesi tarafından Beraat kararı verilmiş olması ve bu kararı istinaf etme yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı tarafından da istinaf edilmemesi dikkate alındığında gizli tanık beyanlarının Kültür Varlığı Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçunun ispatını yönelik olarak kullanılmasının hukuken mümkün olmadığı, Soruşturmanın başlangıcında yapılan ihbar üzerine evinde arama yapılan ve 6 adet sikke ile ihbara konu heykelin ele geçirildiği sanık ...'ın her aşamada değişen beyanları dışında delil elde edilemediği, sanık ... ...'ın beyanlarına göre ..............nın kiraladığı alanda gerçekleşen kazıya ilişkin olarak bilirkişi tarafından arazide herhangi bir arkeolojik kalıntı veya bu kalıntıya ait kaçak kazı veya tahribatın bulunmadığı hususunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, Soruşturmanın başlangıcında yapılan ihbar üzerine evinde arama yapılan ve 6 adet sikke ile ihbara konu heykelin ele geçirildiği sanık ...'ın aşamalarda değişen beyanları ile sanık ... ...'nın kiraladığı arazideki kazıdan yaklaşık bir yıl önce ise ................... Mevkiinde de kazı gerçekleştirildiği yönünde beyanlarda bulunduğu, kazı tarihi ile ifade tarihi arasında uzun zaman bulunduğu gibi yargılama aşamasında alanda birçok kazının mevcut olduğunun belirlendiği, sanık ...'ın her aşamada değişen beyanları dışında delil elde edilememesi nedeniyle, sanıklar ... ve ...'nın Kültür Varlığı Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçunu işlediği yönünde şüpheden ileri giden delil elde edilemediği, mevcut şüphenin de sanıklar ... ve ... lehine yorumlanması gerekirken, Kültür Varlığı Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçu suçundan dolayı sanık ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu hukuka aykırılığın CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" niteliğinde olduğu ve CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebileceği anlaşıldığından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bayındır Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.