Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/924 E. , 2025/4967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2539 E. 2023/2172 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 27/01/2016 HÜKÜM : Kısmen kabul EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Davanın niteliğine göre, davacı vekili
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/924 E. , 2025/4967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2539 E. 2023/2172 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 27/01/2016 HÜKÜM : Kısmen kabul EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından verilen 21/11/2023 tarihli ve 2022/2539 E. 2023/2172 K. sayılı karar davacı vekili tarafından ve yine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından verilen 24/11/2023 tarihli ek karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 132.400,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki vekalet ücretinin "3.600,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01/11/2022 tarih, 2021/5342 Esas, 2022/7792 Karar sayılı ilamıyla: "Davacı hakkında mahkemece belirlenen 5 yıllık denetim süresinin inceleme sırasında dolduğu da gözetildiğinde, denetim süresi sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, davacı hakkında düşme kararı verildiğinin tespit edilmesi halinde, açıklanması geri bırakılan 10 ay hapis cezasını aşan tutukluluk süresi için maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise; tutuklu kaldığı sürenin tamamına ilişkin maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı, dolayısıyla tazminata hak kazanacağı düşme veya beraat kararının kesinleşmesiyle dava açma süresinin başlayacağı gözetilmeden davanın süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 522.07 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 19/12/2009 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24/11/2023 tarihli ek kararı ile hükmün davacı yönünden temyiz kesinlik sınırında olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, faiz başlangıcına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat davasının dayanağını oluşturan İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1242-2013/289 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Örgüte Üye Olma, Bilerek Örgüte Yardım Etme, İnternet Yolu ile Başkalarına ait Hesaplarda Bulunan Paraları Başka Hesaplara Aktararak Menfaat Sağlama suçlarından 19.02.2009-13/01/2010 tarihleri arasında 328 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan beraatine, dönüşen suç vasfı nedeniyle bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-e,168/1,62/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyetine dair hükmün CMK'nın 231/5 mddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, beraat hükmün 09/09/2013 tarihinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın ise; 03.07.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın hükümlerine tabi olduğu, Yargıtay bozma ilamı üzerine İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesine yazılan 06/04/2023 tarihli müzekkere cevabında Davacı ... ... hakkında 5 yıllık denetim süresi içinde gelen bir ihbar yazısının bulunmadığının bildirildiği maddi olay nedeniyle geliri ile tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ve somut delil ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı toplam 328 günlük döneme ilişkin 10 ay hapis cezasını aşan kısım itibariyle net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun'un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez. Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 132.400,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 522,07 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı aleyhine reddedilen tazminat miktarının 176.877,93 TL olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün davacı açısından kesin olduğu görülmekle, davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24/11/2023 tarihli ve 2022/2539 E. 2023/2172 K. sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.